Savaşı Hazar’a Taşımak
Çarşamba günü, Türk hava sahasına gireceği tespit edilen balistik füze, NOTO füzesavarlarınca vuruldu. Füzenin parçacıklarının bir kısmı Dörtyol civarına düştü. Açıklamalardan anlaşılan füzenin Güney Kıbrıs’ı hedef aldığı, Irak ve Suriye hava sahasından sonra Hatay semalarından geçerek Kıbrıs’taki İngiliz üssünü vuracağı. Bu füzenin İncirlik, Konya ve Kürecikteki NATO üslerine atılmış olması mümkün değil. Öyle olsaydı İran’dan direk Türk hava sahasına girmesi gerekirdi.
Haddizatında İran’ın Türkiye’ye füze atmakta hiçbir menfaati yok. Neden böyle bir şey yapsınlar? Ama Türkiye’nin İran’a karşı savaşa girmesini isteyenler, kara harekatı düzenlemek isteyenler provokasyon yapabilir. Son derece dikkatli olmalıyız. Oyunlara gelmemeliyiz. ‘’Füze düştü, dron geldi’’ gibi gelişmelere mukabelede bulunmamalıyız. Türkiye savaşa ancak milli menfaatleri zorunlu kıldığında, başka çaresi kalmadığında girebilir. Savaşa girmemize Washington, Tel Aviv, Londra veya Tahran değil Ankara karar vermeli.
Perşembe günü Nahcivan’a düşen iki dron için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Bu dronların İran’dan gönderildiği ve Nahcivan’ın hedeflendiği kesin. Zira Nahcivan’ın çevresinde Ermenistan, Gürcistan ve Türkiye var. Daha kuzeyde Rusya. İran’ın bu ülkelerden herhangi birini vurarak elde edebileceği bir şey yok.
Yani dron Nahcivan’a gönderilmiş. Ama İran Nahcivan’a dron attığını reddetti. Bu durumda üç ihtimal var: Dronu, İran topraklarından, İran’la Azerbaycan’ın ilişkilerinin bozulmasını isteyen bir devlet attı ki bu muhtemelen İsrail’dir. Dronu, eyaletlerden biri, savaş sırasında hızlı hareket etmek için tesis edilen esnek komuta yapısı sayesinde yetki kullanarak attı. Tahran sorun büyümesin diye reddediyor. Dron, Tahran’ın bilgisi dahilinde Azerbaycan’a ve/veya ABD ile İsrail’e mesaj vermek için atıldı. Tahran mesajını verdi ama cephe genişlemesin diye yaptığı eylemi resmi olarak inkar ediyor.
Saldırıya verdiği tepki, Aliyev’in üçüncü ihtimalin gerçekleştiğinden, emin olduğunu gösteriyor. Zira Aliyev İran’ı yönetenleri açıkça ‘’şerefsizler, alçaklar’’........
