menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kâbe ve Kubbe

6 0
yesterday

Hac mevsimi geldi… Yüreklerde o kadim heyecan, Hac yollarında o mukaddes telaş yeniden başladı. Bugün uçakla saatler içinde aşılan mesafeler, bir zamanlar aylar süren, her adımı zikirle, hasretle atılan kutlu yürüyüşlerin güzergâhıydı.

Osmanlı döneminde bu heyecanın ve teslimiyetin kalbi Üsküdar’da atardı. Üsküdar’dan dualarla, gözyaşlarıyla uğurlanan Sürre Alayları, sadece Haremeyn’e gönderilen maddi yardımları değil, koca bir medeniyetin kalbini taşırdı. Bu kutlu kervanın en nadide emanetlerinden biri de Kahire’de dokunan Kâbe örtüsüydü. Osmanlı idaresindeki Mısır’da, usta ellerde aylar süren bir emekle, dualar ve salavatlar eşliğinde dokunan o altın sırmalı siyah örtü (Sitâre-i Şerif), Sürre Alaylarının riyasetinde çölleri aşar ve Mekke’ye vasıl olurdu. Sitare-i Şerif’in Kâbe ile kucaklaşması, aslında maddenin en asil haliyle mana âlemine teslim olmasıydı.

İşte hacıların o uzun ve meşakkatli yolculuğun sonunda varıp yüz sürdükleri Kâbe, bu teslimiyetin yeryüzündeki en somut, en ihtişamlı mimari tezahürüdür. Medeniyetlerin taşa, toprağa ve ahşaba fısıldadığı sırlar vardır. İslam medeniyetinin sırrı, kâinatı bir bütün olarak okuma gayretinde, yani "Tevhid" inancında gizlidir. Bu inanç, insanın yeryüzündeki var olma gayesini de şekillendirir. Bu yürüyüşün mimarideki en ihtişamlı özeti, Kâbe'nin köşeli duruşundan, kubbenin sonsuz döngüsüne uzanan o muazzam geçiştir.

İslam mimarisinin kalbinde yer alan Kâbe, yeryüzünün, sabitliğin ve dört yönün temsilidir. İslam düşünce geleneğinde, özellikle Muhyiddin İbnü'l-Arabî gibi mutasavvıfların varlık okumalarında Kâbe'nin dört köşesi (erkân-ı erbaa), sadece fiziksel bir yönü değil; tabiattaki dört unsuru (toprak, su, hava, ateş) ve melekût âlemini temsil eder. Bu dört cihet, aynı zamanda insan-ı kâmilin hikmet, adalet, iffet ve şecaat gibi dört temel vasfına........

© Haber7