Gümüş seçmen
Türkiye yaşlanırken siyaset gençleri konuşmaya devam ediyor. Hatta siyaset dili uzun zamandır genç. Gençlerin beklentileri, Z kuşağı, ilk kez oy kullanacaklar, genç işsizliği, gençlerin yurtdışına gitme isteği, genç seçmenin hangi partiye yöneleceği...
Siyaset genç seçmenin peşinden koşarken demografi sessizce başka bir seçmen kitlesini büyütüyor. Türkiye’nin saçlarına düşen demografik aklar, siyasetin en üst kademelerinde nüfus meselesini istatistik olmaktan çıkarıp devlet meselesine dönüştürmeye başladı.
Demografide değişen her oran, er ya da geç sandığın aritmetiğini de değiştiriyor. Bugün nüfus istatistiklerinde gördüğümüz değişim, yarın seçim sonuçlarının sosyolojisinde karşımıza çıkacak. Fakat siyasetin radarında hâlâ esas olarak gençler var. Partiler gençlere özel vaatler açıklıyor, sosyal medyada gençlerin dilini yakalamaya çalışıyor. Biraz X, biraz Instagram, biraz yapay zekâ...
Türkiye, talepleri, kaygıları ve öncelikleri farklılaşan daha büyük bir yaşlı seçmen kitlesine doğru ilerliyor. Gelecek 15 yılda eğitim, iş, teknoloji, dijitalleşme kadar sağlık hizmetleri, evde bakım, erişilebilir ulaşım, yaşlı yoksulluğu ve yalnızlık da konuşulacak. Emekli aylıkları gündemde işgal ettiği yeri koruyacak ama siyasetin yaşlı seçmenle kurduğu........
