Özdemir Bayraktar yahut “iman varsa imkân da vardır” sözünü ete kemiğe büründüren adam!
Bir Türkiye sevdalısının hayatından bir kesit belgesel formunda yayınlandı geçenlerde…
“Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti” idi belgeselin adı.
Baykar’ın YouTube kanalı ile çeşitli dijital platformlarda eşzamanlı olarak yayına giren bu gösterim, Milli Teknoloji Hamlesi idealinin öncü ismi ve Baykar’ın kurucusu merhum Özdemir Bayraktar’ın hayatı ve mücadelesinden bir kesit sunuyordu.
Dünya savaş konseptini değiştirdi mezkûr zat ve elbette ki civanmert oğulları Haluk ve Selçuk Bayraktar!..
Önce İHA, ardından SİHA ile başlayan ve sonrasın da deniz araçlarından tutun da diğer tüm savaş araçlarına varıncaya kadar, dünyanın parmak ısırdığı bir teknoloji ile tanıştırdılar sevdalısı oldukları Türkiye’yi…
Merhum için seçilen sıfat ‘Akıncı’ idi ki, kelimenin tam manasıyla yerli yerinde bir yakıştırma olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.
Zira, hayatının merkezine ülkesini ve ideallerini koymuş, mukabilinde ‘hiçbir şey’ istememiş ve beklememiş bir insan için başka bir tanımla kesinlikle eksik kalırdı.
Aslında, ‘hiçbir şey istememiş ve beklememiş’ ifademiz bile nakıs kalıyor Özdemir Bayraktar’ın yaptıklarının yanında…
Düşünün bir insanı ki, sahip olduğu imkânlar vesilesiyle en amiyane yaklaşımla boğazda yaşama lüksünü elinin tersiyle itip 25 m2’lik bir barakada mücadeleyi, cefayı ve ezayı seçen bir inanmışlığı sırtlanmış…
Bununla da yetinmemiş, kendisini bu idealden vazgeçirmek için kullanılabilecek silahları en başından etkisiz bir hale getirebilmek için beklenti çıtasını sıfıra koymakla kalmayıp tüm maddi varlığını bu gaye için adeta vakfetmiş…
Bütün bu fedakârlıklar yetmezmiş gibi başta kendi oğulları olmak üzere birçok yakınını da bu mücadelenin cengaverleri konumuna taşımış…
Kendi imkânlarını sermaye olarak koyup karşılığında ‘hiçbir şey’ beklememe yaklaşımı, kesinlikle doğru bir başlangıç hamlesiydi…
Atına atlayıp serhadde doğru revan olduğu dönemde devlet içerisindeki işbirlikçi yapının kendisine geçit........
