Adaletin Yeni Gücü, Teknoloji Çağında Yargı
Günümüzde devletler, güvenlik ve adalet adına milyarlarca veri topluyor. Kamera görüntüleri, HTS kayıtları, dijital izler, finansal hareketler, sosyal medya etkileşimleri, biyometrik veriler…
Ortaya çıkan şey sıradan bir arşiv değil, insan davranışlarının devasa haritası.
Sorun, verinin varlığı değil, verinin artık geleceği tarif etmeye başlamasıdır.
‘’Bu noktada adalet, geçmişi tartışan bir mekanizma olmaktan çıkıp, geleceği tahmin eden bir güce dönüşüyor.”
Adaletin Yükü, Algoritmanın Cazibesi
Algoritmalar ise çoğu zaman insan iradesini tam olarak hesaba katmıyor. Ancak milyonlarca veriyi savcıların, hâkimlerin ya da kolluğun tek tek incelemesi fiilen zor. İşte bu noktada yapay zekâ bir tercih değil, zorunluluk olarak devreye giriyor.
• Büyük veri kümelerini tarıyor, • Şüpheli örüntüleri işaretliyor, • Dosyaları önceliklendiriyor, • İnsan hatasını azaltıyor.
Teknoloji, adaletin yerine geçmiyor, sadece yükünü taşıyor. “Ancak her yük taşıyan sistem, bir süre sonra yön de tayin etmeye başlar. Kırılma noktası tam da burasıdır.
Algoritmalar Kime Ait?
Adalette kullanılan algoritmalar size ait değilse, milli değilse, entegre edilmemişse; o sistemden alınan verim ve güvenilir bilgi ne kadar doğru olabilir?
• Algoritması Milli Olmayan Adalet • Algoritma Egemenliği Olmadan • Yabancı Algoritmayla Yerli Adalet Mümkün mü?
Algoritmalar tarafsız değildir.
Çünkü her algoritma, veri seçer, ağırlıklandırır, dışlar ve varsayım kurar.
Eğer adalet sisteminizde kullanılan algoritmalar size ait değilse,
hangi veriyi neden önemsediğini, hangi davranışı neden “Risk” saydığını bilmiyorsanız,
o sistemden çıkan sonuç hızlı olabilir ama güvenli değildir.
“Teknoloji adaletin yardımcısı olabilir. Ama kaderin sahibi olamaz.”
Burada çok net bir ayrım yapmak gerekiyor.
İslam’da kader, Allah’ın ilmi.
İnsanı iradesiz bırakmaz, sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Algoritma ise beşerîdir ve Hesap yapar. Tahmin üretir. Geçmişe bakarak geleceği yazanların amaçları doğrultusunda yönetmeye çalışır.
“Algoritma pişmanlığı ölçemez; tövbeyi tanımaz, değişimi sevmez.
Bu yüzden algoritmanın ürettiği şey kader değil Kaderin yanılsamasıdır. bu yanılsama adalet sistemine hâkim olmaya........
