menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir okul saldırısının anatomisi: Kimlik, öfke ve görünürlük

16 0
29.04.2026

Okul saldırıları uzun süre Batı ülkeleriyle, özellikle de ABD ile sınırlı istisnai olaylardı. Ancak son yıllarda farklı coğrafyalarda benzer örneklerin ortaya çıkması, bu tür eylemlerin ortak bazı dinamikler etrafında şekillendiğini gösteriyor. Rastgele hedeflere yönelen, öfke temelli bu saldırılar artık yalnızca belirli toplumlara özgü değil.

Bu tür olaylar kimi zaman “ani bir patlama” olarak bireysel psikolojiye indirgeniyor, kimi zaman da doğrudan siyasal ve toplumsal yapılara bağlanarak açıklanıyor. Oysa her iki yaklaşım da tek başına yeterli değildir.

Biz burada Kahramanmaraş saldırganına (İsa) ilişkin medyaya yansıyan bilgiler üzerinden, bireysel deneyimlerle sosyal çevre arasındaki ilişkinin nasıl kurulduğuna bakacağız. Çünkü bu tür saldırılar çoğu zaman tek bir nedenden değil; bireysel kırılmaların, sosyal izolasyonun, anlam arayışının ve uygun koşulların bir araya gelmesiyle oluşan bir sürecin ürünü olarak ortaya çıkıyor.

KİMLİĞİN YENİDEN İNŞASI: BENLİK BELİRSİZLİĞİNİN AZALTILMASI

İsa okulda hiç arkadaşı olmayan, teneffüslerde kendi başına gezinen, derslerde başını sıraya koyup kimseyle muhatap olmayan, sürekli yalnız kalma davranışı sergileyen biri olarak betimlenmektedir. Bu durum, sosyal olarak dışlanmış ve marjinalleşmiş, popüler kültürde ‘loser’ (kaybeden) olarak tanımlanabilecek bir profil söz konusudur.

Bu ‘loser’ konumlanış yakın çevresinde kişinin kendini ‘biz’ olarak tanımlayabileceği sosyal kimlik zeminini zayıflatmaktadır. Dahası babasının kendisini öldürmeye çalıştığını iddia etmesi, annesinin kendisinden korktuğunu söylemesi ve yaşanan iletişimsizlik çocuğun ailesiyle güven ilişkisini ortadan kaldırmış ve aileyi “ben kimim” sorusunun güvenli bir referans noktası olmaktan çıkarmıştır. Kısaca, İsa’nın toplumsal aidiyeti yok değilse de, çok zayıftır.

Bu tür koşullarda bireyler, kimliği daha net, sınırları daha belirgin ve anlam çerçevesi daha bütünlüklü olan yapılara yönelme eğilimi gösterir. İsa’nın WhatsApp profilinde Elliot Rodger’ın fotoğrafını kullanması, INCEL (istemsiz bekar) gruplarıyla bağlantı kurması ve Discord/Reddit gibi kapalı dijital ortamlarda aktif olması, bu tür bir yönelime işaret etmektedir.

Dahası, kendi yazılarında kadın düşmanı ve nefret içerikli bir dil kullanması, “toplum bana haksızlık yapıyor” algısı, kendini üstün ama dışlanmış görmesi, bu gruba maruz kalmanın ötesinde aktif özdeşleşmenin de gerçekleştiğinin işaretlerini vermektedir.

İsa, bu özdeşleşmenin sonucu yalnız bir çocuk olan........

© Haber7