İnsanın sınırı nereye kadar
İnsan fıtratı, sınırını zorlamak üzerine yaratılmış. Bunu bilmeyenimiz yok. İnsan her fırsatta sınırlarını zorluyor.
Yaradan’ın onu yarattığı gün, “Ruhundan üflemesi” midir bu sınırları zorlamak bilemiyoruz.
Bir de “nefs” denen illet var fıtratımızda. Nefs..!
Nefsimizin arzu ve emelleri bizi sınırlarımızı zorlamaya itendir belki…
KOYUN DOLİ’DEN YAPAY ZEKA’YA, “İNSANIN SINIRI NEDİR”
Tam 30 yıl önce küçücük bir gazetede yazdığım köşe yazısının başlığı, “İnsanın sınırı nedir” sorusuydu.
Konusu ise o günlerin popüler meselesi koyun “Doli”nin kopyalanması hadisesiydi.
Kilise ayağa kalktı. Din adamları isyan etti. Ama insanoğlu bir koyunu kopyaladı, o gün.
İşte o zaman “İnsanın sınırı nedir” diye sormuştuk.
Bugünse, koyun Doli’nin kopyalanmasının çok daha ötesine geçildi.
Ve yine aynı soru karşımızda!
“İnsanın sınırı neresi?”
YAPAY ZEKA YAPICILARI, “İNSANI ÖLDÜRECEK” DEYİP, “YAVAŞLAMAK”TAN SÖZ EDİYOR
Yapay zeka olağan üstü bir hızla hayatımıza girdi. Ve yapay zekanın, insanoğlunun gelişimine ya da yep yeni bir çağın kapılarının açılmasına yol açacağı tartışmaları başladı önce.
Sonra, otomosyondan, karanlık fabrikalara, insansı robotlardan, yapay zeka destekli beyin ameliyatlarına uzanan ışık hızıyla ilerleyen bir dijital çağa adım attık.
Ve işte bugün, “Yapay zeka insanı öldürecek” diyen yapay zeka mühendisleri, ya da dehaları firmalarından istifa ediyor.
Dev yapay zeka tekelleri “yavaşlamak”tan söz ediyor.
Peki ne oldu da bu kos koca dev yapay zeka firmalarının deha çocukları, “Ölüm” temalı söylemlerin........
