Bu savaşta kimi, neden destekleyelim?
Kırk yıldan fazla zamandan beri yazı yazarım.
Bu son savaş başlayalı beri, baskı altında kaldığım gibi bir baskıyı hiç yaşamadım.
“Müslüman oldukları için, her şeye rağmen İran’ı destekleyelim mi?”
Eğer bu sorunun cevabı için birçoklarının yaptığı gibi bodoslama dalar, “ideolojinizi” ön plana alırsanız, bir cevap verir, o cevabınıza karşı çıkanlara da olmadık hakaretler savurursunuz.
Fakat bu sorunun gerçek cevabı için biraz kafa yorar, emek verir, kitap karıştırırsanız o zaman gerçek cevap ortaya çıkar ve durum farklı bir boyut kazanır.
Sizi fazla yormayacağım ama önce, çok kısa süreliğine 1979-80’li yıllara gidelim.
Erzurum’da öğrenciyim.
İran’da, dünya tarihinin en büyük devrimlerinden biri oldu.
Genciz, heyecanlıyız, kanımız deli akıyor.
Zira binlerce kilometre uzaktan sakallı, sarıklı, cübbeli adam bir kaset dolduruyor ve diyor ki: “Falan gün, falan saatte Tahran’da balkonlara çıkın ve yarım saat Allah’u Ekber diye bağırın.”
Ve gerçekten de o gün, o saatte sadece Tahran’da değil, bütün bir İran’da hayat duruyor, milyonlarca insan Allah’u Ekber, diye bağırıyor.
Ardından o uzun sakallı, sarıklı, cübbeli adam bir uçakla Tahran’a iniyor, “İran’da İslam İnkılabı yaptıklarını, Ortadoğu’dan Siyonizm'in Kökünün Kazınacağını” dünyaya ilan ediyor.
Sonraki günlerde grup grup İranlılar gelip bizi bilgilendiriyor, devrimin nasıl gerçekleştiğini anlatıyorlar.
Gıpta ile dinliyoruz.
Erzurum’daki İran Başkonsolosu Muhammed Taheri ile dostluklar geliştiriyoruz.
Konsoloslukta kitaplar, dergiler, broşürler okuyoruz.
Konsolosluğa gelen İran’lı “hocalar-mollalar”, orada bize gizlice dersler veriyorlar.
O sıralarda yapılan bizim nikah merasimimizde, Başkonsolos Muhammed Taheri nikah şahidimiz de oluyor.
Zaman zaman Konsoloslukta dinlediğimiz “İranlı Mollalar”, konuşmalarının arasına, bizim itikadımızı da gözden geçirmemiz gereken cümleleri sıkıştırıyorlar.
İRANLI MOLLALAR KAFAMIZI KARIŞTIRIYORLARDI
Giderek bu cümlelerin dozajı artmaya başlıyordu.
Bizi rahatsız eden bu cümlelerden bahsedersem konu uzayacak.
Ama o gün bugündür İran konusunda yeteri kadar okuma yapıp, bilgi sahibi olduğumu söyleyebilirim ve bu konuda şunu net olarak ileri sürebilirim: “İran, mezhebi ile dinini eşitleyen, fırsat bulduğunda mezhebi üzerinden yayılmacılık yaparken özellikle Sünnilere karşı acımasız olan, Propagandist bir yapıdır.”
Kime karşı olursa olsun, İran'ın Şiilik için göze........
