Yeni Bir Dünya Kurmak
Bugün insanlık, sınırsız refahın ve teknolojik ihtişamın sarhoşluğunda, neon ışıkların ve dijital ekranların parıltısı altında kendi içindeki insanı ve vicdani değerleri kaybetmiştir. Hakikatin yerini güç ve gösteriş, erdemin yerini zevk ve eğlence, imanın yerini inkâr ve tuğyan, dayanışmanın yerini çıkar ve menfaat almıştır. Şehir, beton yapılar halinde ruhunu kaybetmiş bir iskeletle ayakta durmaktadır. Çağdaş medeniyet ruhunu yitirmiş bir vücut halindedir.
Yeni bir peygamber gelmeyeceğine göre, vahyin aydınlığından kopan insanlık, bu vahşi ve acımasız dünyanın yerine yeni bir dünya kurmak zorundadır. Aksi halde, hakikat çizgisinden ayrılan toplumları bekleyen son bellidir: o da çeşitli şekillerde ve zamanda bir şekilde yok oluştur. Tarih, her biri insanlığa ibret vesikası olan, Hak ve hakikat yolundan sapan helak olmuş sapkın toplumların çöplüğüyle doludur.
Yeni bir dünya kurmanın ilk adımı, şahsiyetli insan ve şehirler oluşturmaktır. Hakka gönül veren erdemli insan, kayaların arasından fışkıran su, çöldeki vaha gibi şehri besler ve onu yeniden inşa ve imar ederek insanın hizmetine sunar. Böyle bir medeniyet ve kültürü yeniden insanlığın onur belgesi gibi........
