Yolsuzluk Varsa Rozetin Önemi Yoktur!
Bazen bir siyasi partinin gerçek gücü, kendi insanını korumasında değil, kendi insanına da hesap sorabilmesindedir.
Hatta bana göre asıl mesele tam da burada başlıyor.
Bir partinin mensubu hakkında yolsuzluk iddiası ortaya atıldığında, yapılması gereken ilk şey “Bizim arkadaşımızdır, mutlaka bir açıklaması vardır” diyerek meseleyi kapatmaya çalışmak değildir.
İlk söylenecek söz şudur:
“İddia varsa araştırılsın. Gerçek neyse ortaya çıksın.”
İşte siyaset ahlakı biraz da budur.
*AK PARTİ TABANI BİR ŞEYİ HATIRLATIYOR:*
Son günlerde AK Parti içerisinde ve AK Parti tabanında yaşanan tartışmalar bu açıdan dikkat çekici.
Melih Gökçek hakkında yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddiaları üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Gökçek şüpheli sıfatıyla ifade verdi ve soruşturmanın sonucunu beklediğini açıkladı. Burada henüz kesinleşmiş bir suçtan değil, soruşturulan iddialardan söz ediyoruz. Ama önemli olan başka bir şey var:
İddianın üzerine gidiliyor.
Aynı şekilde Fatma Betül Sayan Kaya, hakkında ortaya atılan iddiaların bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini belirterek AK Parti’deki görevlerinden affını istediğini açıkladı. Kaya, bunun siyasi ve vicdani sorumluluk anlayışıyla ilgili olduğunu ifade etti.
Şimdi burada durup düşünmek gerekiyor.
Bir siyasetçi hakkında iddia çıkıyor…
Parti yönetiminde görev yapan bir isim, “Bu makam tartışma konusu olmasın, soruşturma sağlıklı yürüsün” diyerek siyasi sorumluluk alıyor.
Eski bir belediye başkanı hakkında soruşturma açılıyor…
Ve bütün bunlar olurken toplumun bir kesimi “Bizim adamımızdır, dokunmayın” demek yerine, “Varsa bir yanlış ortaya çıkarılsın” diyebiliyorsa, burada siyasetin ötesinde bir ahlak tartışması vardır.
Bence asıl kıymetli olan da budur.
Çünkü mesele AK Parti meselesi değildir.
Mesele CHP meselesi de değildir.
Mesele harama, haksızlığa, kamu malına ve yolsuzluk iddialarına karşı insanın nasıl tavır aldığıdır.
YOLSUZLUĞUN PARTİSİ OLMAZ!
Bir insan kendi mahallesindeki yanlışa da karşı çıkabiliyorsa, işte o zaman söylediği sözün bir anlamı vardır.
Kendi partisindeki yanlış karşısında susan insanın, rakip partideki yanlışı eleştirmesinin........
