Eskimek mi, Eksilmek mi?
Bir Bayram Muhasebesi…
Eskiden bayramlar; takvimin bir yaprağına sığmayacak kadar büyük, bir çocuğun uykusuna doymayacak kadar heyecanlıydı.
Şimdiyse takvimlerde kırmızıyla işaretlenmiş bembeyaz bir boşluktan ibaret.
Dilimize pelesenk olan o "Nerede o eski bayramlar?" cümlesi, artık nostaljik bir meraktan ziyade, kaybettiğimiz ruhun ardından yakılan bir ağıt gibi tınlıyor kulaklarımızda.
Arife Günü: Heyecanın Eşiği
Her şey o telaşlı arife günlerinde başlardı.
Mutfaklardan yükselen baklava, Harput köftesi ve sarma dolma kokuları mahallenin rüzgârına karışır, sokağın başına kadar taşarak bayramın müjdesini verirdi.
Oysa şimdi mutfaklar suskun, sofralar mahzun.
Biz o telaşı kaybederken aslında emeğin ve paylaşmanın tadından vazgeçtik.
O telaşlı temizlik çabası ve sabun kokularını; gece boyu başucunda ayakkabılarına........
