KÜLTÜREL SEFERBERLİK
İnsanlarımızın birçoğu, garantisi olmayan 40-50 senelik bir gelecek hayatın inşası için bütün çabalarını sarf etmektedir. Bu uğurda bazen aile hayatının teminatı olan nesil dahi ihmal edilmektedir.
Madde uğruna aile saadeti görmezden gelinmekte, başıboş kalan neslin çocukları ise ne olduğu belirsiz ideolojilerin kurbanı olmaktadır. Beyni çeşitli ilaçlarla uyuşturulan çocuklar, öz babasını bile düşman olarak görebilmektedir. Öyle karanlık ellerin güdümüne sokulmaktadır ki, kendi öz vatanına bile düşman kesilebilmektedir.
Bedeni ve zihni üzerinde oynanan oyunlarla geleceği karartılan gençlik, tehlikenin farkına varıldığında ebeveynlerin dizlerini dövmesine sebep olmaktadır. Neslin insanlık gemisi karaya oturmuş, madde uğruna felaketler satın alınmıştır. Heyhat, çok yazık! Bu anlayış böyle devam ederse bir iki kuşak sonra evlatlar birbirini tanımaz hale gelecek, öz kardeşler madde uğruna birbirine kıyabilecek ve hatta yaptıklarını bir övünç madalyası almış gibi sunabilecektir.
Kültür dediğimiz kavram, en az 50 senelik bir yaşantı sonucu oluşan bir birikimdir. Bu birikimde ortak coğrafya, ortak kültür ve ortak tarihi yaşantı dikkate alınmadığında, ben merkezli yaşam hayatın her........
