menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

PSİKOLOJİK ZAMANIN KUŞATMASI

28 0
03.08.2026

Zihin, beyin, beden ve bütün yaşam deneyimsel zamanın kuşatması altındadır. Bu kuşatmaya “Psikolojik Zaman” denir.

Psikolojik Zaman Nedir?

Psikolojik zaman (biriktirme ve biriktirme ile hapseden zaman), saatin gösterdiği ya da takvimin ölçtüğü zaman değildir. O, yaşarken biriktirdiğimiz, deneyimlediğimiz, hafızaya kaydettiğimiz ve bunların üzerine inşa ettiğimiz bütün psikolojik algıların toplamıdır. İnsan geçmişin izleriyle düşünür. Bugünün olaylarını o izlerin içinden yorumlar ve geleceği yine aynı birikimin devamı olarak tasarlar. Böylece yaşamın kendisi doğrudan yaşanmaz. Daima geçmiş deneyimlerin, korkuların, beklentilerin ve arzuların süzgecinden geçirilerek yaşanır. Psikolojik zaman tam da bu sürekliliğin adıdır.

Psikolojik zamanın esiri olan zihin, materyalist zihindir. Çünkü her deneyim, yaşandığı anda sona ermiş gibi görünse de zihinde bıraktığı iz, kalıcı bir materyale dönüşür. Zihinde biriken her deneyim, her bilgi, her anı, her inanç, her kimlik, her ideoloji, her korku, her öfke, her hırs, her kıskançlık, her kariyer algısı, her mezhepçilik, her cinsiyetçilik ve psikolojik olarak üretilen bütün içerikler, zihinde kümelenmiş materyaller olarak varlığını sürdürür. Materyalist zihin, yaşamı işte bu birikmiş materyallerin içinden algılayan zihindir. Bu anlamıyla dünya insanlığının neredeyse tamamı, psikolojik zamanın oluşturduğu bu maddi birikimin içinde yaşamaktadır.

Deneyim tek başına psikolojik zamanı oluşturmaz. Her deneyim hafızaya dönüşür. Hafıza düşünceyi biçimlendirir. Düşünce yeni deneyimleri üretir ve üretilen her yeni deneyim yeniden hafızaya eklenir. Böylece psikolojik zaman kendisini durmaksızın yeniden üretir. İnsan geçmişi geride bıraktığını düşünür. Oysa geçmiş, düşüncenin hareketiyle her an bugüne taşınır ve geleceğe aktarılır. İnsan geçmişinden kaçtığını zannederken aslında onu her gün yeniden yaşamaktadır.

Bu süreklilik yalnızca anılardan oluşmaz. Bizi saran ve kuşatan hırslar, bencillikler, korkular, kıyaslamalar, sahip olma arzusu, üstün gelme isteği, iktidar tutkusu,........

© Güneydoğu Ekspres