menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bitsin bu sol (1)

25 29
05.01.2026

Bu dönem sosyal medya üzerinden AKP ile karşı karşıya gelen herkesin “devrimci” olabildiği bir dönem. İlker Canikligil’i de böyle sayanlar hala olmasa bile en azından bir ara vardı kuşkusuz.

Bir süre önce, FluTV’de, Ömer Gemalmaz ile birlikte “Sol bitti mi? Solun sonu geldi mi?” (1) başlığıyla bir video yayınladı. Tartışılan bir gündem yarattı. Çeşitli sol kanallar paylaştıkları mecrada cevaplar yayınladılar. Solun bitmediğini kanıtlamaya çalıştılar.

Bunların örneği olarak YouTube üzerinden yayın yapan Spartaküs Kültür Sanat kanalından Volkan Aslan (2) ve Alan kanalında 555K programında Bartu Bölükbaşı ve Zeki Avcı (3) tarafından hazırlanan programları saymak mümkün.

Bu tartışmanın basitçe geçiştirilmemesi gerektiği kanaatindeyim. Zira tartışmanıan özü, onu başlatanların liberalliği ile sınırlı kalmayacak ciddi bir soruna ve bence esasında bir fırsata işaret ediyor.

Bu açıdan da galip çıkılması gereken tartışmanın Ömer Gemalmaz’ın iddialarını yenmek üzerine değil aksine solun bitmediğine dair iddiaları yenmek üzerine olması gerekiyor.

Dolayısıyla programın başlığındaki haliyle, “Sol bitti mi? Solun sonu geldi mi?”, sorusuna cevaben, bitmediyse de sol bitmeli diyebilmek gerekiyor artık.

Batsın, bitsin bu sol.

* * *

Sovyetler Birliği ve dünya sosyalist sisteminin çözülmesiyle “tarihin sonunu” ilan eden liberalizm, sınıf mücadelesinin burjuvazi lehine sona erdiğini, artık meselenin “büyük anlatılar” ile dünyayı değiştirmek dönüştürmek değil, kapitalizm zenginleştirirken dilediğimizce kendimizi ifade edebileceğimiz, gezeceğimiz, tüketeceğimiz bir yeni yaşamın nimetlerinden yararlanmak olduğunu, bu bağlamda her birimizin kendisini serbestçe ortaya koymasını, toplumsal olanın bunu kısıtladığını vaaz edip durdular.

Çok önemli bir ideolojik galibiyet elde ettiklerini yok sayamayız. Bugün siyaset ile mesafeli ilişki, sağ-sol üzerine kıraathane düzeyindeki sohbetlerle yapılan yeni dönem analizleri hala daha bu büyük hegemonyanın kalıntıları olarak karşımıza çıkıyor.

Bununla birlikte, hayatın kendisi, tüm o liberal anlatının, kapitalizmin 150 yıl öncesinden bu yana çözümlenmiş olan yapısından azade........

© Gazete Manifesto