menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Batı dünyasında ‘İnsanat bahçeleri’ gerçeği

22 0
28.08.2026

1969 yılı olmalı. Sisli bir İstanbul günü. Rahmetli babam elimden tutup Topkapı Sarayı’nı gezdirmişti. Ardından sarayın alt kısmına düşen Gülhane Parkı’nda hayvanat bahçesini ziyaret etmiştik. Gülhane Parkı’nda neden bir hayvanat bahçesi bulunduğunu uzun süre çözemedim.

Ne zaman ki burasının sarayın gülhanesi yani çiçek bahçesi olduğunu ve burada yalnız sarayın ihtiyacı olan çiçeklerin üretilmekle kalmadığını, tavus kuşu gibi sarayın süs hayvanlarının barınağı olduğunu öğrendim, kafamdaki düğüm de çözüldü. Gülhane’deki hayvanlar (en azından çekirdeği) hayvanat bahçesine öncülük etmişti.

Lakin Batı’da hayvanat bahçeleri gibi 'insanat bahçeleri' de vardı.

Hem de modern zamanlara, 1960’lara kadar devam etti.

İnsanat bahçelerinde çekilmiş siyah beyaz fotoğraflara bakıyor ve ister istemez isyan ediyorsunuz:

Şu adilikleri planlayan ve pazarlayanlar insan olamaz!

Haklısınız, insan olamaz da hayvan olabilir mi peki?

Bir zamanlar Avrupa'nın ışıltılı başkentlerinde Avrupalı barbarların gönlünü eğlendirmek ve Beyaz Adam'ın egosunu tatmin ve sözde üstünlüğünü teşhir etmek maksadıyla İnsanat Bahçeleri kurulduğu fotoğraflarla da tespit edilebilen taş gibi bir gerçek.

Gelin görün ki bizde kafaları ütüledikleri için Batılı medenidir, Afrikalı ise yamyam.

İnterneti karıştırdığınızda 1905 yılında New York’un Coney adasında kurulmuş İnsanat Bahçesinin fotoğrafı çıkar karşınıza.

Beyaz Amerikalılar Filipinli yeni yürümeye başlamış masum bir çocuğu ve annesini kaçmasın diye ellerinden direğe bağlamış, teşhir ediyorlar müşterilere. Ve zavallı küçüğü ve bedbaht anasını görmek, daha doğrusu ‘keşfetmek’ için bilet almış Amerikalılar gariban kıza maymun muamelesi yapıp fıstık atmış, yani kendilerince iyilik etmişler!

Yıl: 1905. Paris'te bir İnsanat Bahçesi açıldı.

Hem Asyalı kabile mensupları, hem Amerika'nın yerli halkları, hem de Afrikalı “ilkeller” sergilendi bu lanetli bahçede.

Belçika'nın Brüksel şehrindeki son İnsanat Bahçesi ben doğmadan üç yıl önce kurulmuş (1958). Basından gelen tepkiler üzerine nasılsa utanmış sömürgeci Belçikalılar ve insan teşhir bahçesi bir daha düzenlenmemiş. (Devamı aşağıda, Erhan Bener’in anlattıklarında.)

Ota Benga’nın hazin hikâyesi

Darwinizmin........

© Ensonhaber