NAMUSLULARIN SAFI
“Bu ülkede sağcı-solcu yoktur, ilerici-gerici yoktur; namuslu ile namussuz vardır. Siz namuslular safında yer alınız…”
Cemil Meriç’in bu sözü insanları hangi düşünceye mensup olduklarına göre değil, hak, hakikat, hakkaniyet, adalet ve emanet karşısında nasıl davrandıklarına göre değerlendirmek gerektiğini bir kez daha haykırıyor. Artık yaşadığımız onlarca deneyim bize gösteriyor ki sağcı, solcu, muhafazakâr, sosyal demokrat, milliyetçi, liberal ya da sosyalist olmak hiç kimseye peşinen ahlâkilik ve dürüstlük karakterini kazandırmıyor. Hiçbir parti rozeti, insanı yolsuzluktan, kayırmacılıktan ve haksızlıktan arındırmadığı gibi hiçbir dünya görüşü de insanı en baştan kötü veya değersiz kılmıyor.
Bilakis emanete sahip çıkanlarla onu ganimet bilenler, kamu görevini halka ve hakka hizmetin en önemli yol / yöntemlerinden biri sayanlarla ellerine geçirdikleri makamı şahsî mülkü görenler, yanlışa, kendi mahallesinde işlendiğinde de karşı çıkabilenlerle failine göre ahlak değiştirenler toplumun hemen her kesiminde, hemen her düşüncenin ve ideolojinin temsilcileri arasında neredeyse eşit düzeyde varlar!
Ahlâkın sağı solu olmaz
Yolsuzluğu “bizimkiler” yaptığında mazeret arıyor, “ötekiler” yaptığında ahlak dersi veriyoruz. Liyakatsiz atamayı kendi partimiz yaptığında zorunluluk, rakibimiz yaptığında rejim meselesi sayıyoruz. Bir belediyede usulsüzlük ortaya çıktığında iddianın doğru olup olmadığını sorgulamak yerine belediyenin hangi partiden olduğunu sorguluyoruz. Böylece ahlâk, ‘beşer’i, ‘insan’ seviyesine çıkaran en önemli erdem / değer olmaktan çıkarılıp taraftarlığın aparatına dönüştürülüyor.
“Bizden”, “bizim mahalle”den olanın kötülüğünü mazur gören tüm toplumlar yozlaşmıştır. “Çaldı ama çalıştı…”, “Yanlış yaptı ama bizim taraftan…”, “Liyakatsiz olabilir ama sadık…” vb mazeretler aslında ahlâki değerlerden koptuğumuzun zımnen itirafından başka bir şey değil!!!.
Hz. Muhammed’in (sav), nüfuzlu kişilerin suçlarının görmezden gelinmesi için kendisine aracı olarak gelen insanlara yaptığı uyarı kıyamete kadar başta Müslümanlar olmak üzere tüm insanlığın kulağına küpe olabilseydi keşke! Hz. Muhammed (sav) şöyle buyuruyordu : “Şüphesiz sizden önceki........
