menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Laik Cumhuriyet’in Bir Kurumu Olan Diyanetin Kur’an Mealleriyle Ne İşi Olabilir?

19 0
16.06.2025

Son dönemlerin en önemli konularından birisi de kuşkusuz laik Cumhuriyet’in bir kurumu olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Kur’an’ı Kerim’in Türkçe mealleri üzerinde kontrol veya denetim yapıp-yapamayacağı konusudur:

1.Laik bir devlet tanımı gereği hiçbir dinin hiçbir ilke ve ibadet biçimini düzenleyemez. Eğer seküler bir devlet, herhangi bir dinin ilkelerini, kutsal saydığı kitap ve ritüellerini ilkesel olarak kendince veya rasyonel ilkeler ışığında (veya bu iddia ile) tanımlamaya veya düzenleme hakkını kendinde görürse bu devlet artık Laik devlet değil, Bizantist Devlet niteliğine bürünmüştür. Sanırım buna literatür açısından hiç kimsenin kavramsal düzlemde itirazı olamaz.

2.Ancak yine bir devlet, kendi uyruğunda yaşayan insanların kendi beyanlarıyla inandıklarını deklare ettikleri kendi dinlerinin ve onun ahlak kurallarını bizzat kendileri alenen çiğneyemezler: Örneğin, bir dinin mensupları inandıkları Kurban İbadetini, insan kurban etme biçimine dönüştüremezler.

Kısacası laik bir devlette geçerli olan sosyal sözleşme gereği her dinin mensubu kendi dininin gereklerini yaşama hakkına ancak diğer inanç sistemlerini yok etmeden ve tüm insanlar için mer’i olan evrensel insan haklarını ihlal etmeden yaşamak durumundadır. Bu meyanda laik Cumhuriyetimizin kahir ekseriyetini oluşturan her Müslüman, kendi mukaddeslerini dünyevilikle kirletmemek ve kutsal kitabını bireysel çıkarları uğruna tahrif etmemek ve onun kutsiyetine halel getirmemek durumundadır.

Bu bağlamda laik Cumhuriyet’in bir kurumu olarak Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Kur’an’ı Kerim’in Türkçe mealleri üzerinde kontrol hakkı değil, kontrol etme görevi bulunmaktadır. Bu durumda Diyanet ne yapmalıdır?

Devlet, Bizantist müdahaleci bir tutum ortaya koymadan (yani seküler bir devlet olarak doğrudan kendisi açısından düzenleyici bir hüküm koymadan) meallerin İslam ilim geleneğine uygun olabilmesi için nasıl bir tedbir alabilir? Sorusu bu yazımızın temel konusudur.

Devlet veya dolaylı olarak Diyanet, yasaklama içeren açık otorite kullanmaksızın yönlendirme yöntemlerini kullanarak ihtiyatlı biçimde düzenleme yapmak durumundadır.

Türkiye gibi laik ve dinî çoğulculuğa açık anayasal bir devlette, devletin meal yapımına doğrudan müdahale etmeksizin ifade ve........

© ENP Haber