“Borcu yoktur” yazısı…
Kapasite fazlalığından atıl bırakılmış potansiyele;
Kredi kullanımından desteklere;
Haksız rekabetten kayıtdışına kadar her alanda yaşadığımız verimsizlik… Ve getirisi: Ekonomide dengesizlik...
Örneğin: Tarımsal üretim…
2025 yılında 1.2 trilyon liralık kredi kullanmış (borçlanmış) çiftçi… Bu borçlanmanın da sayesinde ekebilmiş, gübreleyebilmiş, ilaçlayabilmiş, mazot alabilmiş, yemleyebilmiş, sürebilmiş…
Don, kuraklık, sel, hastalık gibi sorunlarla (çabalayan) uğraşabilmiş…
Doğru ölçek/yatırım/metod ve çabası sayesinde kar edip, işini büyüten örnekler de var…
Faiz yükünü karşılayamayan da var, ürün alamayıp zarar edenler de…
En başta; 2025’te, tarımsal üretimde, 1.2 trilyon lirayı aşan kredi kullanımına şaşırmak ve bunun ciddi bir sorun olduğunu görmek gerekiyor…
Çünkü bu veri: Borçlanmadan üretim yapabilme gücünün kalmadığını anlatıyor…
Çünkü bu veri: Üretimde verimsizliğin büyüdüğü anlamını da taşıyor…
Verimsizliğimizin maliyetini ise 85 milyon üstleniyor…
Tarımsal kredilerin yaklaşık yüzde 70’ini Ziraat Bankası kullandırıyor…
Bunun da yüzde 90’ının faizi, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından karşılanıyor…
Yani 85 milyonun ödediği vergilerin önemli bölümü ile “verimsizliğin maliyeti” üstleniliyor…
Ziraat Bankası kredilerinde “Bağ-Kur ve vergi borcu olmaması” şartı esnetildi…
Hazine faiz destekli kredi kullanmak isteyen çiftçiler, kredi kullandırımı sırasında en fazla 15 gün önce alınmış belgeyle vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu ve sosyal güvenlik prim borcu bulunmadığını “BORCU YOKTUR” yazısı ile kanıtlaması gerekiyor.
Eğer borcu varsa, çiftçinin alacağı hazine destekli kredinin en fazla yüzde 25’ine denk gelecek tutarı çiftçi adına vergi dairesine/ SGK için kesiliyor…
Bu hayati sorunu, borç bularak/vererek, kıt kaynakları tüketerek değil; üretimden tüketime; eğitimden haksız rekabete; kayıtdışından desteklere kadar her alanda verimliliği artırarak çözebiliriz.
Yoksa hastalığı kronikleştiririz…
