Her yerde “K” var: Demokrasisi ve liberalizmiyle küçük ödül kültürü
“Dünya oldu bana dar / Bak ne yaptın bana kar?”
Ekonomistler uzun yıllar tüketici davranışlarını iktisadi döngüden erken sinyal alabilmek için okumaya çalıştı. Fed’in geçen ay hayatını kaybeden “maestro” lakaplı eski başkanı Alan Greenspan, erkek iç giyim satışlarını iktisadi faaliyetin sıra dışı öncü sinyalleri arasında sayıyordu. Resmî verilerin bugünkü kadar hızlı ve ayrıntılı akmadığı dönemde bu tür mikro göstergeler, ekonominin durumuna ilişkin ipuçları barındırıyordu.
2000'li yılların başında ise bu kez "Ruj Etkisi" gündeme geldi. Kozmetik devi Estée Lauder'i borsaya taşıyan yöneticisi Leonard Lauder tarafından popülerleştirilen, kökeni Juliet Schor'un 1998 yılındaki çalışmalarına dayanan bu kavrama göre tüketiciler ekonomik durgunluk dönemlerinde pahalı lükslerden daha ulaşılabilir lükslere yöneliyordu. 11 Eylül saldırıları sonrasında Estée Lauder’in ruj satışlarında gözlediği artış, bu yaklaşımın en bilinen örneğine dönüştü.
Greenspan’in izlediği gösterge de “Ruj Etkisi” de iktisadi daralma ile tüketici davranışı arasındaki bağı okumaya çalışıyordu. Bugün ise daha geniş ve gündelik bir davranış kalıbıyla karşı karşıyayız. Uluslararası tüketici araştırmalarında ve iş dünyası yazınında giderek daha fazla yer bulan "küçük ödül kültürü" (little treat culture), yalnızca ekonomik durgunluk dönemlerine özgü bir davranış değil.
Dijitalleşmeyle birlikte özellikle Z kuşağına atfedilen ancak diğer yaş gruplarında da karşılık bulan yeni bir tüketim alışkanlığını anlatıyor. Bireyler gündelik yaşamda kendilerini küçük deneyimlerle ödüllendiriyor; şirketler ürün stratejilerini buna göre yeniden şekillendiriyor; sanayi ile kamu politikaları da bu yeni talep yapısını giderek daha fazla hesaba katıyor. Lüks tarafı sınırlı. Dolayısıyla son dönemde yurt içinde bu eğilimi "Ruj Etkisi" ile açıklamak eksik kalıyor. Çünkü artık değişen yalnızca ekonomik döngü değil, tüketimin kendisi.
Premiumlaşma: Daha çok değil, daha değerli
Uzun yıllar küresel markalar ölçek ekonomisine dayandı. Daha düşük maliyetle daha fazla ürün satmak temel stratejiydi. Ancak değişen tüketim alışkanlıkları ve yeni oyuncular bu kalıbı bozuyor. Tekstilde belirginleşen dönüşüm bugün yeme içme sektöründe de karşımıza çıkıyor. Küçük ödül kültürünün giyim kuşamdan kakaoya uzanan etkisini Ekonoritmiks'te "Kıvılcım", Hashtag'de "K Bükücüler" başlıklı yazılarımızda ele almıştık.
Dünyanın önde gelen endüstriyel çikolata ve kakao ürünleri üreticilerinden Barry Callebaut, büyümeyi yalnızca satış hacmine bağlamadığını; dondurma, enerji barları ve premium segment gibi daha yüksek katma değerli alanlara öncelik vereceğini açıkladı. Nestlé ise gerileyen kakao ve kahve maliyetlerinin marjları desteklemesini beklerken yalnızca piyasa koşullarına güvenmiyor. Marka yatırımlarını ve büyüme platformlarını genişletiyor. Sektörün mottosu artık "daha fazla........
