EĞİTİMDE PATİNAJ: DİREKSİYON KİMDE?
Bugün yeni eğitim-öğretim yılının ilk kademesi olan okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin” merhaba” dediği gündür.
Hayırlı olsun, başarı dolu bir yıl olsun ve yeni nesli kendi inanç ve kültür bağlarıyla donatan bir yıl olsun!
Türkiye’de bir eğitim meselesi var. Bu, yalnızca müfredatın, sınav sisteminin, öğretmen niteliğinin ya da okul binalarının meselesi değildir. Asıl mesele, eğitimin hangi insanı yetiştireceğine kimin karar verdiği meselesidir. Bu yüzden teşhis açıktır. Türkiye’nin eğitim problemi bir model krizi değil, bir egemenlik krizidir.
Çünkü yıllardır eğitim sistemi; iktidar değiştikçe yön değiştiren, sınav merkezli, diploma odaklı, ekonomik ihtiyaçlarla ahlaki hedefleri aynı potada eritmeye çalışan bir yapıdan kurtulamıyor. Bugün “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli” uygulanıyor; 2026-2027 eğitim yılında da model doğrultusunda “Maarifin Kalbinde Oyun” teması öne çıkarılıyor. Fakat asıl soru hâlâ masada;
Bu sistemin yetiştirmek istediği insan tipi nedir?
OECD verileri meselenin yalnızca “başarısızlık” olmadığını gösteriyor. Türkiye’de ilk ve ortaöğretimden yükseköğretime kadar eğitim yatırımlarının GSYH........
