menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ramazan: Gökyüzü Sofrasına Davet

19 0
01.03.2026

“Ey gönül… Oruçlu iken Allah’a misafirsin. Misafire sıradan bir sofra değil, gökyüzü sofrası yakışır.” Ne güzel demiş Mevlana hazretleri. Ramazan işte bu ilahî davetin adıdır. Yeryüzünün telaşı arasında göğe açılan bir kapı, kalabalıklar içinde insanı kendi hakikatiyle buluşturan bir rahmet mevsimidir. Bu ay, sadece aç kalmanın değil; arınmanın, yenilenmenin ve dirilmenin ayıdır. Ramazanın on gününü geride bıraktık.

Sevgili Peygamberimizin müjdesi bu hakikati ne güzel özetliyor: “Kim, faziletine inanarak ve karşılığını Allah’tan bekleyerek Ramazan orucunu tutarsa, geçmiş günahları affedilir.” Bu hadis, Ramazan’ın bir mazeret değil bir fırsat olduğunu hatırlatıyor. Yeter ki orucu bir alışkanlık olarak değil, bir bilinçle; bir zorunluluk olarak değil, bir kulluk şuuruyla tutalım. Faziletine inanarak… Karşılığını yalnızca Allah’tan bekleyerek… İşte o zaman açlık, affa açılan kapı olur.

Ramazan’ı neşeyle geçirmek gerekir. Çünkü o, rahmetiyle kalplerimize misafir olur. Bizim ona kavuştuğumuz kadar, o da bize kavuşur. Bu yüzden bu ayda şükürle dolmalı içimiz. “Elhamdülillah” diyerek geçirmeliyiz her günümüzü. Her Ramazan, ömrümüze eklenmiş yeni bir fırsattır; belki de son fırsat…

Mevlana orucu bambaşka bir sevda olarak anlatıyor. Oruç, sadece bir açlık........

© Doğruhaber