Ortak Düşmana Odaklanmak
Bir ara kapitalizmin yeryüzüne tam hakimiyetini anlatan “yeni dünya düzeni” lafına, son kırk yılda çok çivi çakıldı. Şimdi “vekalet güçler” üzerinden bu düzen güya revize ediliyor. Sizin adınıza başkası bedel öderken, ona da bir çıkar veriliyor. Bu basit yöntem, dünya tarihinin güç hiyerarşisinde yukarıdan aşağıya doğru hep vardı.
Bu taktiğin, çağın devasa imkanları, fırsatları ve tecrübeleri ile hayli kolaylaştığı günümüzde kimin ne adına meydan okuduğu öyle karışık bir hal almaya başladı ki âgah olmak için Resulullah (sav)’in şu hadisini hatırlamamak mümkün değil:
"İnsanlar öyle günler görecek ki, katil niçin öldürdüğünü, maktul de niçin öldürüldüğünü bilemeyecek." "Bu nasıl olur?" diye soruldu. Şu cevabı verdi: "Herçtir! Öldüren de ölen de ateştedir." (Müslim, Fiten 56)
Herc’in ne olduğunu Sahabi efendilerimiz merak edince, Allah Resulü(sav) bunu, müminlerin birbirini çokça öldürmesi olarak açıklamıştır.
(O fitne zamanlarında) birbirinizi öldürmek o kadar sıradan hale gelecek ki, kişi komşusunu, amcaoğlunu ve akrabalarını öldürecek." Sahabe bundaki tuhaflığı şöyle dile gitirdiler: "Ya Resulallah, o vakit aklımız başımızda mı olacak? Efendimiz(sav); "Hayır, o anda akıl yerinde değildir. (Aşırı hırs yüzünden) o devirdekilerin çoğunun aklı başından gider. Halk içinden bir ayak takımı, öncekilerin yerine geçer."
Ve aynı konunun devamında da şu Hadis-i Şerif, meselenin vehâmetini perçinler: "Davaları aynı olan iki büyük grup arasında büyük bir savaş vukua gelmedikçe kıyamet kopmaz." (Müslim, Fiten 17)
Dâr-ı bekâya irtihalinden henüz 34 yıl geçmemişti ki Cemel savaşıyla Resulullah (sav)’in verdiği........
