menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kayıplarımızın tazmin edilmesi istenmeli

20 0
11.07.2026

‘Bir çözüm olsun da nasıl olursa olsun’ görüşünde olan bazı kişiler, sırf Rum’un birleşmeye razı edilmesi için, tüm taleplerinin karşılanmasını savunmaktadır. Haklarımızın savunulmasını isteyenleri de retçi, barış ve çözüm karşıtlığı ile suçlayarak sindirmeye çalışıyorlar. Şimdiye kadar dünyada saldırgan ve savaşı başlatan tarafın mağlup olmasına rağmen, mağdur olan taraftan kayıplarının tazmin edilmesini talep ettiği ilk defa Kıbrıs’ta görülüyor. Rumlar 1955-59’da Türklere saldırmasaydı, 1963’te Türkleri ortak yönetimden silah zoru ile kovmasaydı ve 1963-74 döneminde Türklere saldırmasaydı, iki tarafın da hiçbir kaybı olmayacaktı. Buna rağmen sırf bir anlaşma yapılmasını kolaylaştırmak amacı ile Türk tarafı Rumların kuzeyde kalan eski malları için global takas ve tazminat yöntemi ile tazminini kabul etmektedir. Türk tarafının bu yapıcı tutumuna karşılık, Rum tarafının da EOKA döneminde ve 1963-74 döneminde sebep oldukları kayıplar için tazminat ödemeyi anlayışla karşılaması gerekir. Bu çerçevede 1963 Rum saldırıları sonucu zarara uğratılan ve mağdur edilen Türklerin kayıpları da alacak verecek hesaplamasında kesinlikle dikkate alınmalı. Örneğin: 1. 1963-74 döneminde Rum Yönetiminin asker ve polisleri, Türkleri dar alanlarda abluka altında zor koşullarda yaşamak zorunda bırakmıştır. Rum silahlı saldırı, abluka ve ambargoları nedeniyle Türklerin ekonomik faaliyetleri sekteye uğratılmış ve büyük maddi........

© Diyalog Gazetesi