Eski bir istihbarat personelinin trajik ve dramatik hikâyesi
Ömür Çelikdönmez yazdı;
Eski bir istihbarat personelinin trajik ve dramatik hikâyesi
Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT), 12 yıldır firari olan casus eski personeli Önder Sığırcıkoğlu’nu Suriye– Lübnan sınır hattında düzenlenen operasyonla yakaladı. MİT ile Suriye istihbaratı arasındaki koordinasyonla gerçekleştirilen operasyonda, uzun süredir farklı ülkelerde izlenen Sığırcıkoğlu, Türkiye’ye getirilerek adli mercilere teslim edildi ve “siyasal ve askerî casusluk” suçlamasıyla tutuklandı.
Türkiye'den Suriye'ye adam kaçırdı!..
Sığırcıkoğlu’nun, 2011 yılında Özgür Suriye Ordusu komutanlarından Hüseyin Harmuş ile Mustafa Kassum’u kaçırarak Suriye’deki Baas rejimine teslim ettiği; Harmuş’un ise bu süreçte işkence sonucu hayatını kaybettiği gün belirtilmektedir.
Eski bir MİT mensubu olduğu ifade edilen Sığırcıkoğlu’nun, Mart–Ağustos 2011 döneminde 4 binden fazla Suriyeliyle görüştüğü, bu kişiler hakkında hazırladığı bilgi notlarını, ilgili birimlere ilettiği ortaya çıkmıştır.
Ayrıca, 29 Ağustos 2011’de Hatay’ın Altınözü ilçesindeki kamptan, Hüseyin Harmuş ile Binbaşı Mustafa Kassum’u dört kişilik bir ekiple çıkararak Baas rejimine teslim ettiği tespit edilmiştir. Rejimin, Hüseyin Harmuş’un başına 100 bin dolar ödül koyduğu da bilinmektedir. Yargılama süreci sonunda Sığırcıkoğlu hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
Cezaevine girmeden önce gümrük memuru oldu…
Kaçırma olayının ardından MİT’te tercüman olarak görev yapan bu kişi hakkında dava açılmış, kurumla ilişiği kesilmiştir. Sığırcıkoğlu, MİT’le ilişiği kesildikten sonra Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’na atanmıştır. Bakanlık yetkilileri, söz konusu atama talebinin doğrudan Başbakanlık’tan geldiğini ve işlemin bu doğrultuda gerçekleştirildiğini belirtmiştir.
Hakkında açılan dava kapsamında mahkeme kararıyla tutuklanan Sığırcıkoğlu’nun, cezaevindeyken Hatay Gümrüğü’ne atandığı ortaya çıkmıştır. Ancak muhalif bir generalin Esad rejimine teslim edildiği olayın yaşandığı Hatay’a gümrük memuru olarak atanması hem Bakanlıkta hem de devlet bürokrasisinde tartışmalara yol açmıştır.
Bu gelişmelerin ardından Sığırcıkoğlu’nun görev yeri değiştirilmiş; Hatay Gümrüğü’nden alınarak Afyon Gümrüğü’ne memur olarak atanmıştır.
Cezaevinde geçen günler…
MİT’ten ihraç edilen ve Hatay bölgesinde görev yapan Önder Sığırcıklıoğlu ile birlikte hareket ettiği öne sürülen iş insanları Erdoğan Ayhan Kit, Mete Aslan, Aslan’ın çalışanı Mehmet Nur ve Yılmaz Nur, 10 Şubat 2012 tarihinde tutuklandı.
Soruşturma kapsamında, Önder Sığırcıklıoğlu ile irtibatlı oldukları belirtilen dönemin MİT Adana Bölge Başkanı N.B. ile Hatay Bölge Başkanı M.A.A. da dosyaya dahil edildi.
Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava sonucunda Sığırcıklıoğlu, 2013 yılında “cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma” suçundan 20 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
Suriye’nin seyrini etkileyen bu olayın ardından hüküm giyen Sığırcıklıoğlu, 2014 yılında Osmaniye Açık Cezaevi’nden firar etti.
FETÖ yardımıyla cezaevinden elini kolunu sallayarak nasıl çıktı?
Önder Sığırcıkoğlu, 2013 yılında 20 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak 2014 yılında Osmaniye Cezaevi’nden firar etti. Bu firarın, FETÖ bağlantılı yapıların desteğiyle gerçekleştiği; süreçte ciddi usulsüzlükler yapıldığı daha sonra ortaya çıktı.
Yapılan incelemelerde, dosya bilgilerinin usulsüz biçimde değiştirildiği, ceza süresinin hatalı hesaplandığı ve izin süreçlerinin manipüle edildiği tespit edildi. Sığırcıkoğlu’na ait iddianamenin, 2014 yılında “MİT TIR’ları” davasında görevli FETÖ mensubu savcı Özcan Şişman tarafından düzenlendiği belirlendi. Ayrıca, sisteme eksik girilen müddetnamelerin FETÖ bağlantılı infaz savcısı Yunus Baki tarafından imzalandığı da ortaya çıktı.
Osmaniye İnfaz Savcılığı’nın hazırladığı müddetnamede, 20 yıl hapis cezası yerine sehven 10 yıl yazılması kritik bir kırılma noktası oldu. Bu durumu fark eden Sığırcıkoğlu, cezaevi yönetimine dilekçe vererek cezasının 5’te 1’ini tamamladığını ve açık cezaevine geçme hakkı bulunduğunu ileri sürdü.
Dilekçeyi inceleyen Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı, talebin mevzuata uygun olduğu kanaatine vararak Sığırcıkoğlu’nun Toprakkale Açık Cezaevi’ne nakline onay verdi. Açık cezaevine geçişin ardından verilen korumasız 10 saatlik yol iznini fırsata çeviren Sığırcıkoğlu, 17 Eylül 2014’te firar ederek Suriye’ye geçti.
Suriye’den Moskova’ya uzanan ağda Sığırcıkoğlu’nun ilişkileri…
Önder Sığırcıkoğlu’nun, firarının ardından Suriye’de bulunduğu dönemde hem sahada hem de istihbarat düzeyinde çeşitli temaslar yürüttüğü ortaya çıktı.
Sığırcıkoğlu’nun, Rus istihbaratıyla temas kurarak görüşmeler yaptığı ve Türkiye’ye ait stratejik nitelikteki hassas bilgileri paylaştığı tespit edildi. Bu durum, faaliyetlerinin yalnızca bireysel değil, aynı zamanda çok katmanlı bir istihbarat ağıyla ilişkili olduğunu da gözler önüne serdi.
Reyhanlı saldırısının failiyle yakın temas…
Sığırcıkoğlu’nun, Reyhanlı patlamalarının faili Yusuf Nazik ile yakın ilişki kurduğu belirlendi. İkilinin bir dönem Suriye’de aynı evde kaldığı, bu yakınlığın zamanla daha derin bir iş birliğine dönüştüğü ifade edildi. Hatta Sığırcıkoğlu’nun, Nazik’in cezaevinden tahliyesi için Suriye istihbaratıyla olan bağlantılarını kullandığı öne sürüldü.
Nitekim 2018 yılında MİT operasyonuyla yakalanarak Türkiye’ye getirilen Yusuf Nazik de ifadesinde, cezaevinden çıkarılmasında Önder Sığırcıkoğlu’nun rol oynadığını doğruladı.
Türkiye karşıtı faaliyetler ve psikolojik operasyonlar…
Sığırcıkoğlu’nun, THKP/C-Acilciler (Mukaveme-i Suriye) örgütü lideri Mihraç Ural ile de yakın temas kurduğu tespit edildi. Ural’ın talimatları doğrultusunda Türkiye karşıtı propaganda faaliyetlerinde bulunduğu, sahte görüntüler ve manipülatif içeriklerle........
