menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“ELÇİ”

46 0
25.04.2026

22 Nisan Çarşamba günü Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu'nda ATAM Başkanı Sayın Ahmet Kılınç'ın davetiyle “Millî Mücadele’den Günümüze Ankara’daki Diplomatik Misyonlar ve Elçilik Binaları” başlıklı konferansta elçilikleri anlattık. Macaristan'ın Ankara Büyükelçisi Sayın Viktor Mátis de bu etkinlikte yer aldı ve genel olarak Osmanlı, Millî Mücadele ve Cumhuriyet dönemi Ankara’sındaki elçiliklerin faaliyetlerini ele aldık. Burada öne çıkan bir unsur vardı; o da Cumhuriyetin ilanından sonra yabancı devletlerin elçiliklerini İstanbul’dan Ankara’ya taşımak istememesi. Bunun nedeni Cumhuriyet rejiminin uzun soluklu olmayacağının düşünülmesi. Bu düşünceye inananların başında ise Büyük Britanya gelmekte. İngiliz elçi Lindsay 1925 senesine Ankara’yı ziyaret ettiğinde gözlemlerini raporlar ve kabaca şunu söyler: “Ankara yeni inşa edilmekte. Konut az, kiralar yüksek. Kentte sadece bir sinema ve bir de lokanta var. İmkanlar kısıtlı. Bu nedenle elçilik faaliyetleri eski başkent İstanbul’dan sürdürülebilir.”

Aynı tarihlerde Ankara’ya gelen İtalyan elçi Montagna da izlenimlerini bir İtalyan gazetesine kabaca şöyle aktarır: “Elektriği, yolu, suyu olmayan bir kente neden elçileri getirmek istiyorlar? Türkler önce Ankara’yı yaşanabilir bir hale getirsin, sonra elçileri davet etsin”. 

Türk hükümeti Şubat 1925’te elçileri Ankara’ya çekebilmek için teşvik edici bir karar alır ve arsa hibesinde bulunur. Bir an önce elçilik binalarının yapılması istenir fakat bunda da istenilen sonuç alınamaz. 

İlk kırılma noktası ise 1928 senesinde yaşanır ve Afgan kralı Amanullah Han Ankara’yı ziyaret eder. İlk defa bir devlet başkanının Ankara’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmesi diğer ülkelerin de yakından takip ettiği bir konu olur. Bu ziyaretin ardından Ankara kabullenilen, rejimin çökmeyeceğine inanılan bir başkent olarak görülür. Akabinde İtalyanlar ve Fransızlar........

© Cumhuriyet