Fener al, adalet ara!
İkisi de ilkçağlardan bu yana düşünerek, savaşım vererek... En acı son göze alınarak arandı. Özgürlük ya da “hürriyet”in adaletle hem kan hem can bağı vardır. Biri sayrıysa öteki sağlıklı olur mu? Özgürlüğün güvencesi adalet, hak hukuka uygunluksa... Niçin bugünlerde ikisini de fenerle arıyoruz?
Bilgisizlik, önyargılar, gericilik... Dil ve yurttaşlık bilincini yok edecek denli azgınlaşıyorsa, suskun kalmak kime yakışır? Susmak da bedel ödetebilir. 1950’lilerin büyük bölümü cumhuriyetin okullarında... Atatürk’ün tinsel kalıtı akla bilime inanan öğretmenlerle... Cumhuriyetin kuruluş felsefesini öğrenip içselleştirerek büyürken... Belli ki bir bölümü de Atatürkçü düşünceyle tanışmayan, devrimleri... Kurtuluş Savaşını bile yadsıyan fesli delilerin ocağına eline düşmüştü.
Geçenlerde siyasal sanlı bir kadın, berbat bir dille Atatürk’e, Atatürkçülere ahlaksızca saldırdı... Yirmili yaşlardaymış... Ne okuyup ne yazmış bilmiyorum, bildiğim şu...
AKP iktidar olduğunda doğanlar 23- 24 oldu; 5 yaşında olanlar 29-30; 10 yaşındakiler iş bulup yuva kurabildilerse çoluk çocuğa karıştılar. Aşağı yukarı üç kuşak AKP’nin eğitim ekonomi çarkından geçti. Bu genç kadın sağlam duvara........
