menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Hikmet-i hükümet

60 0
previous day

Siyaset ve yazılı-sözlü basın dünyasının zırcahil tayfası “devlet aklı” dedikleri hörgüçsüz deveyi bir kez daha gündeme getirdi. Cehalet mikrobu bilimin gelişmelerine karşın bizim memlekette ne yazık ki bir türlü ölmüyor. Bu nedenle mikrop kırıcılığı sürdürmek zorunda kalıyorum. Bu inat yüzünden 15 Şubat 2022 günü bu sütunda yayımlanan “Devlet aklı” değil “hikmet-i hükümet” başlıklı yazımı bir kez daha paylaşmayı gerekli görüyorum:

Büyük dil bilgini Ferdinand de Saussure, dil (lisan) ile “düşünce”nin ilişkisini şöyle anlatır: “Düşünce kâğıdın ön yüzü, dil ise arka yüzüdür. Kâğıdın ön yüzünü kestiniz mi, ister istemez arka yüzünü de kesmiş olursunuz. Dilde de durum aynı: Ne dil düşünceden ayrılabilir ne de düşünce dilden.”

Bilimcinin 50-60 yıl önce ezberlediğim sözünü sokağın diline aktaralım: Kullandığınız dil ve sözcükler yanlış ise, yerinde değilse aktarmak istediğiniz düşünce sakatlanır, kötürüm olur.

Aranızdaki bazı kardeşlerimiz, “Bu enflasyon ortamında millet açlıkla boğuşurken dilbilim ukalalığı yapmanın sırası mı?” diye öfkelenebilir. İstedikleri kadar öfkelensinler: Kullanılan dil kötü olunca sözün mesajı muhatabına ulaşamıyor. Beter bir durum! Enflasyon ile sefaletin en önemli nedenlerinden biri de budur kardeş efendiler.

Dinleyin: Dile hepimiz ortağız ama söylem (diskur) dilin özel bir alanda (alanlarda) kullanılmasıdır. Bağlama göre değişir: Hukuk söylemi, yazınsal söylem, tarih söylemi, dinsel söylem, gündelik söylem vb. Örneğin, yargıçlar ve avukatlar duruşma sırasında hukuk söylemi ile konuşurlar. Tek tek yazarlar ve konuşmacılar bir dil içinde, belli bir söylemde,........

© Cumhuriyet