menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Şarlo ve umut

17 0
previous day

Diktatörlüklerin gıdası umutsuzluktur.

İnsanlara korku salmak, onların cesaretini kırmaktır.

Kurum, yasa ve kurallarıyla bir bütün olan toplumsal düzende en zayıf halka olan insansa korkuyu bilinç, cesaret ve umutla yenerek en güçlü olabilir.

Charlie Chaplin, 1936 yapımı Modern Zamanlar’da, 1914’te yarattığı komedi ve toplum eleştirisinin simgesi Şarlo’nun yaşam mücadelesini aktarır.

Chaplin’in bu son sessiz filmi, düzenin insanı öğüten, nesneleştiren çarklarını, insanın o çarklardan biri haline gelişini, kendine bile yabancılaşmasını, telaşını, sürüleştirilmesini, tek tipleştirilmesini, boyun eğdirilmesini ve direnişini anlatır.

İlk sesli filmi Büyük Diktatör’de (1940), Hitler’in yaptıklarının henüz tam bilinmediği bir dönemde Nazizmi çok sert eleştirir.

Nazileri; beyinleri, kalpleri makineden yapılma insanlar olarak tanımlayarak yerden yere vurur.

Yumurcak, Şehir Işıkları, Altına Hücum, Sirk, Sahne Işıkları’yla hâlâ güldüren, düşündüren, esinleyen Şarlo’nun filmin sonundaki umuda çağıran konuşması evrenselleşir:

ŞARLO’NUN UMUDA ÇAĞRISI 

“...Bu dünyada herkese yetecek yer var. Ve toprak hepimizin ihtiyacını karşılayacak kadar bereketli... Hayatın bize çizdiği yol, özgürlük ve güzelliklerle dolu olabilir ama biz onu yitirdik. Hırs ruhumuzu........

© Cumhuriyet