Kötülük gibi umut ve cesaret de bulaşıcıdır
Emperyalist projenin, Türkiye’yi, stratejik potansiyelinin bir ulus olarak dağılma sürecine kadar kullanmak olduğu yetkili ağızlarca birçok kez söylendi. Yaşadığımız budur.
Emperyalizmin saldırılarına, yalanlarına, medyanın olağanüstü gücüyle uşaklık yapan işbirlikçilerin “asıl tehlike” olduğu bilince çıkıyor.
Tek ideolojileri para, paranın sağladığı güç olan Cumhuriyet düşmanı işbirlikçiler, gözü dönmüş yerli misyonerler, “uyuyan güzeller” maşası oldukları emperyalist efendilerine hizmet ediyor.
Gazeteci ve televizyonculardan başlayarak ülkeyi yönetenlere, siyasetçilere; kültür, sanat insanlarına kadar işbirlikçiler; emperyalizmin planlarının uygulanması için ne gerekiyorsa yapıyor.
KÖTÜLÜK SİSİ KAPLIYOR YURDU
Emperyalizmin planları doğrultusunda işbirlikçilerin yoğun çalışmasıyla ilk insandan başlayarak günümüze kadar gelen ahlaki kötülük; örgütlü, planlı, bilinçli, vahşi bir biçimde sis gibi kaplıyor ülkeyi.
Sokrates’e göre nedeni bilgisizlik olan kötülük, Platon’a göre erdemsizliğin, bilgisizliğin ta kendisi; Spinoza’ya göre sevincin karşısındaki kederdir, acıdır.
İbn Sina’nın “gül ağacındaki dikenler” dediği kötülüklerin kıskacına alınıyoruz.
İnsan psikolojisini irdelerken insan-insan, insan-toplum ilişkilerini ele alan, insanın........
