Milletin umuduna oynanan oyun - Süleyman Çelebi
Bazen ihanet dışarıdan gelmez. Bazen ihanet, en güvendiğin kapıdan içeri girer. Bazen ihanet, düşmanın saldırısıyla değil, dost görünenlerin sessiz hesabıyla başlar.
Bugün CHP’de yaşanan sorun yalnızca bir kurultay sorunu değildir. Bu yalnızca Kemal Kılıçdaroğlu meselesi de değildir. Bu, Türkiye’de değişim umudunun tam ayağa kalktığı anda, o umudun içeriden diz çöktürülmeye çalışılmasıdır.
Bakın tablo çok açık: CHP yıllar sonra birinci parti oldu. Halk, “artık yeter” dedi. İstanbul’da, Ankara’da, Anadolu’nun birçok şehrinde yeni bir enerji doğdu. İnsanlar tekrar umutlanmaya başladı. Gençler, emekliler, işçiler, esnaf, kadınlar, aydınlar; herkes “belki bu defa olur” demeye başladı. İşte tam o anda düğmeye basıldı.
Çünkü bu ülkede en tehlikeli şey muhalefetin zayıf olması değildir. En tehlikeli şey, muhalefetin gerçekten güçlenmesidir. Muhalefet zayıfsa kimse korkmaz. Ama muhalefet halkın umudu olursa, işte o zaman oyun başlar. Bu oyunun adı şudur:
Önce partiyi içeriden tartıştır. Sonra liderleri birbirine düşür, mahkeme kararlarıyla siyasetin yönünü değiştir. Sonra halkın kafasını karıştır; “Bunlar daha kendi partisini yönetemiyor” algısını kur.
En sonunda da iktidar yürüyüşünü başlamadan bitir. Bu kadar basit. Bu kadar tehlikeli.
Burada en büyük ihanet şuradadır: Bir insan kendi kişisel kırgınlığını, kendi koltuk sorununu, kendi geçmiş hesaplarını, ülkenin geleceğinin önüne koyuyorsa, bu artık normal bir siyasi tavır değildir. Bu, tarihe........
