Vefatının 22. yılında Semiha Berksoy’a saygıyla...
Bir “Ateş Kuşu” olan Semiha Berksoy’un sevgili kızı Zeliha Berksoy’a, Çengelköy kabristanında, vefatından çok önce yaptırmış olduğu o inanılmaz mezar taşının önünde, ölüme dair söylediği sözler hiç aklımdan çıkmaz: “Evladım yaşamak öyle güzel ki ama her güzel şey gibi onun da cezası var: Ölüm.”
Ölümden korkmak mı bu? Hayır. Belki de ölüme hep güler yüzle, zarifçe direnmek... Evet, hayat dolu ve o denli de duygusal bir insan olan Semiha Berksoy 16 Ağustos 2004 yılında 94 yaşında aramızdan ayrıldı. Türlü zenginliklerle, sevgiyle, tutkuyla, aşkla, acıyla ve dirençle dolu bir yaşam 90 küsur yıla sığmış, daha doğrusu sığamamış; aşmış, taşmıştı. Çok yönlü sanatçı kişiliğiyle çağdaş Türk kadınının dünden bugüne önde gelen temsilcilerinden biriydi Semiha Berksoy. Coşkuyla anlatırdı “Özsoy” operasında Atatürk’ün huzurunda “Ayşim” rolünde sahneye çıkışını. Daha önce de söz etmiştim bu yaşadıklarından, yaptıklarından ve de hayat hikâyesini tüm detaylarıyla kaleme almıştım hem TC Kültür Bakanlığı hem de Kırmızı Kedi Yayınları’ndan çıkan Ateş Kuşu Semiha Berksoy adlı kitabımda. Ama bugün bir kez........
