menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sesin Ötesinde: Sessizliğin Dili

6 0
30.01.2026

Bazı sözler yüksek sesle söylenmez. Kimi zaman bir bakışın ucunda asılı kalır, kimi zaman bedende bir gerilim olarak yerleşir, kimi zaman da tam söylenecekken yarım kalır. Bu yazıya başlarken aklıma gelen ilk görüntü, René Magritte’in The Lovers tablosu oldu. Yüzleri beyaz bir bezle örtülü iki âşık, birbirlerine yaklaşırken aslında görünmez bir mesafeyi taşırlar. Konuşmak ister gibidirler ama arada söze gelmeyen bir şey vardır. Bu örtü, yalnızca iki yüzü değil, belki de söylenemeyenleri, ertelenen cümleleri, yanlış anlaşılma korkusuyla yutulan kelimeleri de gizler. Belki de yakınlık, yalnızca aynı sesi değil, aynı sessizliği de birlikte taşıyabilme cesaretinde saklıdır. Magritte’in yarattığı bu sahne, bize önemli bir şeyi fısıldar: Yakınlık her zaman açıklıkla gelmeyebilir; bazen en derin bağlar, sessizlikte kurulur.

Bu sessizliğin içinden kulaklarımda yükselen müzik ise Franz Schubert’in Piano Sonata No. 20, A Majör – Andantino adlı eseridir. Eser ilerledikçe, insanın içinde kapanmamış bir defter gibi duran cümleler açılır. Bastırılan duygular, zamanında söylenememiş sözler,........

© Bodrum Gündem