menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bağlanma: Yakınlık ve Mesafe Arasında

17 0
16.04.2026

Bu yazıya başlarken aklıma gelen ilk görüntü, The Kiss oldu. Altın tonların içinde birbirine sarılan iki figür… İlk bakışta tam bir bütünlük, tam bir yakınlık hissi verir. Ama biraz daha dikkatle bakıldığında, bu temasın içinde ince bir gerilim de hissedilir. Figürler birbirine temas ederken aynı zamanda kendi sınırlarını da taşır. Desenler farklıdır, ritimler farklıdır; biri daha akışkan, diğeri daha belirgin, daha keskin hatlar taşır. Sanki aynı anda hem birleşme hem de ayrışma vardır. Bu sahne bana ilişkilerdeki o tanıdık hâli hatırlatır: Yakınlık, yalnızca birleşmek değil; iki ayrı varlığın kendi sınırlarını koruyarak temas edebilme hâlidir.

Bu duyguya eşlik eden müzik ise Franz Liszt’in Liebesträume No. 3 eseridir. Bu eser, Alman şair Ferdinand Freiligrath’ın “O lieb, so lang du lieben kannst” (Sevebildiğin kadar sev) dizelerinden esinlenir. Şiirin özü, sevmenin ertelenemez olduğunu fısıldar: Sevebildiğin sürece sev; çünkü bir gün sevdiğin kişi orada olmayacak ve insan çoğu zaman söyleyemedikleriyle kalacaktır. Müzik ilerledikçe bu duygu derinleşir; melodi bir yandan yoğun bir yakınlık taşırken, diğer yandan geçiciliğin ve kaybetme ihtimalinin hassasiyetini içinde barındırır. Sanki her nota, sevmenin hem en güçlü hem de en kırılgan hâlini taşır. Bu yüzden dinleyende yalnızca bir huzur değil, aynı zamanda ince bir hüzün........

© Bodrum Gündem