Cumhuriyet’in değeri
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
Bugünlerde Cumhuriyetimizin 103. Kuruluş gününü coşku ile kutluyoruz.
Cumhuriyet, biri birini tamamlayan bir değerler bütünüdür; düşünce ile uygulamanın birlikteliğine dayanan ve özgün bir çağdaşlaşma atılımıdır.
Bu değerlere ve onları canı pahasına savunanlara yönelik, iç ve dış düşmanlarının, yıllardır sergilediği saldırılar dur, durak bilmiyor. Buna karşı halk Cumhuriyet değerlerine bu hafta bir kez daha coşku ile kanıtladığı gibi, artan bir kararlılıkla sahip çıkıyor. Bu değerlerin, kendilerinden uzaklaşılmasının yol açtığı yıkıcı sonuçların daha iyi görülmesi için, bir kez daha özetlenmesi gerekiyor.
NİTELİKSEL DÖNÜŞÜM
Cumhuriyet, Ulusal Kurtuluş Savaşı sırasında ve hemen sonrasında, Mustafa Kemal (Atatürk) ve arkadaşları tarafından gerçekleştirilen bir büyük niteliksel dönüşümdür. Cumhuriyet çağdaşlaşması, insanlığın hak ve özgürlük yönündeki gelişmelerinin ve bunların yansıdığı Osmanlı’nın son yüzyılının deneyim ve birikimlerinin sonucudur. Aslında Cumhuriyet, bu topraklarda da insanlığın, ürettikçe özgürleştiğinin, özgürleştikçe de daha çok ve daha nitelikli ürettiğinin ayırdına varılmasıdır.
Cumhuriyet’in temeli egemenliğin kayıtsız, koşulsuz millette olduğudur. Saltanat ve Hilafetin kaldırılması sonrası yönetim erki tümüyle halkın seçtiği TBMM’de toplanır. TBMM, yasama organıdır; vergisi ve harcamasıyla bütçe yapma hakkı onundur; bir evet efendimciler topluluğu değildir; yürütme erkini denetler. Egemenliğin halkın olmasının temelinde kamu yönetimi ile kutsal dinin biri birinden ayrı tutulması, laiklik ilkesi vardır. Bu ilke, insan hakları ve eşitliğe dayalı Cumhuriyet için vazgeçilmezdir. Cumhuriyet, gerçekte, yıllarca bir var olma savaşı veren toplumun, “geleceği nasıl olacaktır?” sorusunun anlamlı ve olumlu yanıtıdır. Cumhuriyet, ülke insanının yaratıcı yeteneklerinin geliştirilmesin önündeki tüm engellerin kaldırılması ve her konuda “ biz yaparız” bilincinin ve kararlılığının ulusal bir çerçeveye oturtulmasıdır. Cumhuriyet çağdaşlaşması, bütüncüldür; ekonomik ve toplumsal yaşamın tüm öğelerini içerir:
Özetlenen bu temeller üzerinde yükselen Cumhuriyet’in ana dayanakları şunlardır: Hukuk ve kurumlaşma, eşitlik,........
