‘Onların derdi İstanbul’u yönetmek değil, İBB’yi almak’
Özel haberlerimizi ve günün öne çıkan gelişmelerini kaçırmamak için BirGün’ün WhatsApp kanalını buraya dokunarak hemen takibe alabilirsiniz.
İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı Doç. Dr. Oğuz Demir ile sermaye piyasasındaki fon dolandırıcılığını, şeffaf olmayan soruşturma sürecini, skandalın siyasi ve ekonomik etkilerini konuştuk.
İBB’ye yönelik müdahale ihtimali sürekli gündemde. Böyle bir ortamda belediye nasıl çalışıyor, nasıl bir siyaset yürütüyorsunuz?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi en iyisini yapmak, çok çalışmak zorunda. Son bir buçuk yıldır baskılar çok arttığı için gece gündüz çalışıyoruz. Bütçesiyle, faaliyetleriyle elimizden gelen her şeyi yapıyoruz.
Yaklaşık bir ay önce 8,5 milyar liralık öğrenci destek paketi açıkladık. Şimdi çok daha büyük bir aile destek paketi hazırlıyoruz. Ama insanlara dokunmak yalnızca sosyal yardım yapmakla olmuyor. Metrosuyla, otobüsüyle, vapuruyla, yeşil alanıyla, altyapısıyla elimizdeki kaynakları en verimli şekilde kullanmaya çalışıyoruz.
Böyle bir baskıyı, hukuksuzluğu ve adaletsizliği ancak milletle birlikte aşabiliriz. Bizim yapmamız gereken şey, hukuksuzluğun siyasi maliyetini yükseltmek. Topluma bunun hukuksuzluk olduğunu, memnun oldukları hizmetlerin ortadan kaldırıldığını anlatabilmek.
İBB’nin geleceğine ilişkin tartışmalar sürerken siz hangi dönemin bütçesini hazırlıyorsunuz?
Biz 2027 bütçesini yapıyoruz. Herkes İBB’nin gitmesini konuşuyor ama biz 2027’yi, 2028’i, 2029’u konuşuyoruz. Çünkü siyaset yalnızca geçmişin değil, geleceğin de işi.
Diyelim ki biz yapamadık, başka bir yönetim geldi. O zaman soracağız: Aldınız mı bu metrobüsleri? Aldınız mı bu vapurları? Verdiniz mi bu sosyal destekleri? Yatırımları tamamladınız mı? Yoksa bu paralar nereye gidiyor? Biz bugünden İstanbul’un ihtiyaçlarını ve yapılması gerekenleri ortaya koyuyoruz.
Biz 2021’den beri devlete başvuruyoruz. Diyoruz ki 300 yeni metrobüs almak istiyoruz. Bunları elektrikli almak istiyoruz. Bunun için yaklaşık 300 milyon avroluk krediye ihtiyacımız var. Finansman var, yalnızca izin gerekiyor.
İzin verilmediğinde araçları kendi öz kaynağınızla almaya çalışıyorsunuz. Bu kez elektrikli araç mı alacaksınız, daha fazla sayıda dizel araç mı alacaksınız, bunun hesabını yapmak zorunda kalıyorsunuz. İstanbul’un hizmete ihtiyacı var.
Filoyu yeniletmedikçe bakım maliyetiniz artıyor. Maliyet arttıkça bu fiyatlara da yansıyor. Elektrikli araç alsanız hem işletme maliyeti hem karbon ayak izi düşecek. İstanbullular daha konforlu ulaşacak.
Elektrikli araçlar gerçekten maliyetleri düşürecek mi?
Tabii ki düşürecek. Yeni araçların bakım maliyetleri azalacak, yakıt giderleri düşecek. Biz savaşın başladığı gün, petrol fiyatlarının önümüzdeki dokuz ayda ve takip eden yılda hangi senaryolarda nereye gidebileceğini çalıştık. Bunun İETT, Metro İstanbul ve İSKİ gibi enerji tüketimi yüksek kurumlarımız üzerinde nasıl bir finansal baskı yaratabileceğini hesapladık.
Biz bunların hepsini arka planda çalışıyoruz. Çünkü belediyenin kaynaklarını doğru yönetmek zorundayız.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın belediyelerin SGK borçları için kullandığı “silkeleyin” ifadesi çok tartışılmıştı. İBB bu borçları ödedi mi?
İlk açıkladıklarında İBB’nin yaklaşık 4,3 milyar lira borcu olduğunu söylediler. Bizim zaten aylık........
