İtalyan gazeteci nasıl aldattı?
İtalyan gazeteci Tommaso Debenedetti, medyayı kandırmakla ünlü. Gazetecilerin doğrulama reflekslerinin zayıfladığını kanıtlamak amacıyla sosyal medyada sahte paylaşımlar yayımlıyor.
Her seferinde de kandırmayı başarıyor. Sahte ölüm bilgisini yaydıkları arasında Papa XVI. Benedikt ve Fidel Castro’dan Pedro Almodóvar ve Milan Kundera’ya kadar birçok isim var; paylaşımlarının tümü de amacına ulaşmış, birçok ülkede haber olmuş.
Debenedetti’nin sahte ölüm bilgisini yaydığı ünlülerden biri de Nobel ödüllü yazar Kazuo Ishiguro. 2022 yılında sosyal medyada bir yayıncı adına açtığı sahte hesaptan Kazuo Ishiguro’nun öldüğünü yazmış. Dakikalar içinde önce sosyal medyada, ardından da hızlı olmak için teyit etmeden her gördüğünü haber yapan gazeteciler sayesinde bütün dünyada yayılmış. Debenedetti, kısa süre içerisinde hesabın sahte, Kazuo Ishiguro’nun da hayatta olduğunu yazıp paylaşımını silmiş…
Aradan dört yıl geçti. 22 Nisan’da bu kez İsveç Akademisi’nden Ingrid Carlberg adına açılan bir hesaptan Kazuo Ishiguro’nun öldüğü bilgisi paylaşıldı. Başka ülkelerdeki gibi Türkiye’de de BirGün, Cumhuriyet, Dünya, Evrensel, Gerçek Gündem, Muhalif ve Odatv’nin de aralarında olduğu birçok haber sitesi, ünlü yazarın öldüğü haberini yayımladı. “Nobel ödüllü ünlü yazar hayatını kaybetti” haberlerinde kaynak olarak da “İsveç Akademisi duyurdu” bilgisi veriliyordu.
Ancak Carlberg’in hesabındaki paylaşım kısa sürede silindi ve onun yerini “Bu hesap İtalyan gazeteci Tommasso Debenedetti tarafından yaratılmış sahte bir hesaptır. Kazuo Ishiguro hayattadır” yazılı bir paylaşım aldı. Debenedetti, gazetecileri yine tuzağa düşürmeyi başarmıştı!
Başka X hesaplarından da benzer uyarılar gelince haber sitelerinin çoğu Ishiguro’nun ölüm haberini sildi. Fakat son baktığımda Dünya, Muhalif ve Odatv sitelerinde haber hâlâ duruyordu.
Umarım bu olay, gazeteci arkadaşlara, sosyal medyada her gördüğünü, doğrulamadan hemen haber yapmamak gerektiğini anlatan bir ders olur…
***
GAZETECİLER, İÇİŞLERİ’NDE DEKOR OLMUŞ
Mustafa Çiftçi, İçişleri Bakanlığı’na atanmasından bu yana ilk kez “basın buluşması” düzenledi; Ankara’daki medya kuruluşlarının temsilcileriyle bir araya geldi.
Tabii öbür bakanlarda olduğu gibi yine iktidar medyası ağırlıktaydı; muhalif medyadan sadece Sözcü’den Saygı Öztürk, Karar’dan Yusuf Ziya Cömert davet edilmişti toplantıya.
Gerçi Saygı Öztürk, “7.5 yıl il valiliği yapması nedeniyle Çiftçi, devleti tanıyor, nerede ne söyleyeceğini ve bunun ölçüsünü de biliyor” yazdı ama Bakan Çiftçi, bundan pek de emin olmasa gerek. Zira Yusuf Ziya Cömert, toplantıda “soru-cevap kısmı olmadığını” yazdı; davet edilmeyen Deniz Zeyrek de yazısında gazetecilere, “denetimden geçmiş deşifre metni” gönderildiğini belirtti.
Soru soramayan gazeteciler gönderilen deşifre metni özetleyip, başlık koyup haber diye yazmışlar anlaşılan. Basın toplantısı değil, Bakan Çiftçi’nin, gazetecilerin dekor unsuru olarak kullanıldığı bir gösterisi olmuş Ankara’daki toplantı…
Bakan Çiftçi. Üç gün sonra da İstanbul’da medya kuruluşları yöneticileriyle biraraya geldi. Bu sefer de davet edilenler, Karar, Milli Gazete ve Odatv dışında tümü iktidar medyasındandı. Ankara’dan farklı olarak bu sefer soru cevap bölümü olmuş, bakan dört soru yanıtlamış.
Umarım orada da Ankara’daki gibi, gazetecilere sonradan “denetimden geçmiş metin” gönderilmemiştir. Gazeteci, kendi deşifresini kendisi yapar. Soru sormakta da ısrarcı olur; sordurulmadıysa da bunu yazısında, haberinde belirtir.
***
ADNAN OKTAR’IN A9’U DURUYOR, TELE 1 SATIŞTA
Sabah, Can Holding’e el konulmasını, “Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük kara para operasyonu” başlığıyla........
