menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Myriam Bregman ve Arjantin solunda parti ve strateji tartışması

40 0
12.09.2026

Arjantin’de Myriam Bregman’ın son aylarda anketlerde yükselmesi, dört Troçkist partiden oluşan Sol ve İşçiler Cephesi–Birlik (FIT-U) içinde yeni bir strateji ve parti tartışması başlattı. Fakat ilk ayrımı hemen yapmak gerekiyor: Bregman’ın yükselişi henüz aynı büyüklükte bir seçim desteği anlamına gelmiyor.

FIT-U içindeki en etkili örgüt durumundaki Sosyalist İşçiler Partisi (PTS) kurucularından Emilio Albamonte de olguyu öncelikle seçimsel değil, siyasal sempati düzeyinde tanımlıyor. AtlasIntel’in bir araştırmasında Bregman yüzde 47 olumlu imajla ölçülürken, oy verme eğiliminin çeşitli araştırmalarda bunun çok altında kaldığını (%9 ile  arası) belirtiyor.

Albamonte’ye göre Bregman’ın kendisi de daha geniş bir olgunun en görünür ifadesi: işçi sınıfının, gençlerin, kadın hareketinin ve aydınların bir bölümünün Milei hükümetine karşı iki yıllık mücadeleden çıkardığı siyasal sonuçlar. PTS bu yükselişi, Bregman ve FIT-U’nun sokakta ve parlamentoda hükümete karşı görünür muhalefeti ile Peronizm ve sendikal bürokrasinin tutumu arasındaki farkla açıklıyor. PTS açısından bu birkaç bin kişi, milyonlarla ifade edilen daha geniş siyasal hareketin en aktif bölümünü oluşturuyor.

Daha önce de yükseldiler

Albamonte bugünkü tartışmayı açıklarken özellikle iki deneyime dönüyor: 1989-91 ve 2001. 1989’da Luis Zamora’nın da içinde bulunduğu Birleşik Sol önemli bir seçim başarısı yakaladı. 2001 krizinde ise Zamora yeniden büyük bir siyasal figür haline geldi; Özyönetim ve Özgürlük (AyL) Buenos Aires kentinde yüzde 10’un üzerine çıktı, Zamora 2003’te belediye başkanlığı seçiminde yüzde 12,3 aldı ve örgüt kent parlamentosunda sekiz sandalye kazandı. MST ile Komünist Parti’nin oluşturduğu Birleşik Sol da 2001’de önemli bir seçim sonucu elde etti.

Ancak birkaç yıl sonra bu birikimin büyük bölümü ortadan kalktı. AyL’nin seçim başarısı kalıcı bir kitlesel örgüte dönüşmedi; Birleşik Sol dağıldı, Komünist Parti Kirchnerizme yaklaştı, MST ise bölündü. Albamonte’ye göre 1989-91 deneyiminde de benzer bir sorun vardı:Eski MAS, seçim kampanyası yürütme ve sosyalist propagandayı yayma konusunda güçlüydü; fakat Menem döneminde işyerlerinde ve sokakta sertleşen sınıf mücadelelerine örgütsel olarak müdahale etmeye aynı ölçüde hazırlıklı değildi.

FIT-U’nun kurulması bu tarih açısından önemli bir değişiklikti. 2011’den beri Arjantin Troçkist solu ilk kez ulusal siyasette sürekli bir varlık kazandı. PTS, PO ve IS tarafından kurulan cepheye daha sonra MST de katıldı. Albamonte FIT-U’yu, Peronizmin işçi sınıfı üzerindeki tarihsel etkisine karşı bağımsız bir sınıf kutbu yaratması bakımından bir kazanım olarak tanımlıyor.

Ama bugünkü tartışma tam da FIT-U’nun başarısının ortaya çıkardığı sınırdan doğuyor: Bir seçim cephesi, kendisine yönelen yeni toplumsal kesimleri sürekli biçimde örgütleyebilir mi? Bregman bu konuda net: "Sempati örgütlenir, ortak fikirler örgütlenir, güç de örgütlenir."

PTS: Komiteden partiye

PTS’nin yanıtı, 1 Mayıs’ta Bregman’ın yaptığı çağrıyla başlayan komiteler oldu. Bunların üç işlevleri var.

Birincisi, Bregman ve FIT-U’ya sempati duyan fakat herhangi bir sol partide örgütlü olmayan kesimleri bir araya getirmek. İkincisi, bu insanları Milei’ye karşı devam eden mücadelelere sokmak ve farklı mücadeleler arasında koordinasyon yaratmak. Üçüncüsü ise program ve strateji tartışması içinden yeni bir işçi sınıfı partisinin üyelerini ve kadrolarını ortaya çıkarmak.

Bu nedenle Albamonte komitelerin başarısının toplantılara kaç kişinin geldiğiyle değil, somut mücadelelere ne kadar güç taşıyabildiğiyle de ölçülmesi gerektiğini söylüyor. Komitelerin grevlere destek vermesi, sokak eylemlerine katılması ve mücadele halindeki farklı kesimleri koordine etmesi isteniyor.

Burada komite ile yeni parti arasında doğrudan fakat otomatik olmayan bir ilişki kuruluyor. Komitelerde eylem kadar program ve strateji tartışılacak; ortak mücadele içinde hangi kesimlerin gerçekten ortak bir devrimci partiye doğru ilerleyebileceği görülecek. PTS’nin ilk formülasyonunda yeni partinin biçiminin de bu ortak deneyim içinde belirlenmesi öngörülüyordu.

Ağustos ayında Albamonte bu düşünceyi bir adım ileri götürerek “füzyon” kavramını kullanmaya başladı.

Kastedilen, partinin milyonlarca Bregman sempatizanıyla birleşmesi değil, bu hareketin en aktif kesimiyle birleşmesi.

Yeni gelenler fabrikalardaki, üniversitelerdeki, okullardaki ve farklı kentlerdeki toplumsal köklerini getirirken parti kendi teorik, programatik ve örgütsel deneyimini getiriyor. Albamonte, bu birleşmenin yalnız PTS’nin niceliksel olarak büyümesini değil, mevcut PTS’den daha güçlü yeni bir örgüt yaratmasını hedeflediğini söylüyor. “Her biriniz çoğalmak, işyerlerine, okullara, mahallelere gidip bu fikri tartışmak zorunda” Bregman 1 Mayıs’ta kitleye böyle sesleniyordu.

Bu nedenle komitelere katılan herkesin aynı düzeyde örgütlenmesi de beklenmiyor. Bir tarafta daha geniş........

© Bianet