“Yaşadığınız hakikat değil, simülasyon!”
Seyrettiğim filmlerdeki bazı karakter veya hadiselerle empati kurmak benim için alışılagelmiş bir reflekstir. Sık sık ifade etmiş olduğum gibi bu durumu en çok defalarca izlediğim Kuşlar - Kanatlı Uygarlık belgeselindeki göçebe kuşlarla sinema çıkışı özdeşleşip bir süre adeta sembiyoza geçerek yaşamışlığım vardı.
Lakin dün gece başıma gelen hadise epeyce rahatsız ediciydi. Elon Musk hakkında, neredeyse 4 saatlik belgeselin gece yarısına yakın çıkışında kendimi bir an filmin kahramanı sanmam neredeyse irkilticiydi. Genelde kendime benzettiğim için daha iyi anladığımı sandığım ve bir şekilde sevdiğim karakterlerle özdeşleştiğim için bu işte muhakkak ki bir terslik vardı.
Acaba AVM binalarına ancak mecbur olduğum zaman girdiğim için sistem erör veriyor olabilir miydi?
Cüsse ve surat olarak hiç benzemememize rağmen bir ara kadrajıma giren üzerimdeki siyah tişört ve siyah pantolondan kaynaklandığına inanmayı tercih ettiğim bu küçük felaket neyse ki fazla sürmedi. Fakat ABD’nin en aktif ve en usta belgeselcilerinden Alex Gibney’in Musk’ın çehresine adeta yapışmış inatçı kamerası, o suratın gözümün önünden uzunca bir süre gitmemesine yol açtı. Dünyanın en zengin adamının belgesele destek vermeyeceği anlaşıldıktan sonra yapay zekâya yaptırılmış suretine büyükçe perdede fazlasıyla maruz bırakıldığımız için tesir altında kalmamak zaten imkânsızdı. Fakat işin daha da kötüsü parasal veya teknik yetersizliklerden dolayı değil de sanki filmin 'esas oğlanının' daha da yılışık, tiksinç ve dengesiz bir görüntü arz etmesi için tanıdığımız Musk’ın çehresinden çok daha canlı ve hareketli, muhtelif hisleri dışa vurabilen, yalnız kötülüğünü değil, seksapelini de katmerleyen bir simülasyona tabi tutulmuştuk.
Zaten Musk’a göre yaşadığımız ne varsa aslında bilgisayar tarafından üretilmiş, video oyunu simülasyonundan fazlası değil. Ve bu simülasyon teorisi doğruysa istikbalde ancak en enteresan simülasyonlar hayatta kalabilecek; kendisi de bu geleceğin merkezî şahsiyeti, ana karakteri olacakmış!
Belgesele köstek olunuyor
2026 Birleşik Krallık, ABD ortak yapımı 235 dakikalık belgeselin gösterimi İstanbul Kültür ve Sanat Vakfının nezaket ve ustalıkla harmanlanmış misafirperverliğinde gerçekleşti. Hazır bulunanlardan konuşmalarına kulak misafiri olduğum, koyu renk giyinmiş iki genç erkek 10 dakikalık antrakta filmi idollerine yönelik bir ihanet olarak algılamış gibiydiler. Oysa, Musk’a kendini savunma imkânı sunulmasına rağmen, tartışmalı şahsiyetin belgesele şahsen iştirak etmemeye karar vermiş olması bir yana, beş tane çocuğunun annesinin veya muhteşem kariyerini inşa ederken önce yoldaşlık edip sonradan ihanet ettiği mesai arkadaşlarının beyanatları yeterince ikna ediciydi. Gözüme Musk kültünün kendinden emin mensuplarıymış gibi gelen iki 'oğlan' neyse ki SpaceX uzay çalışmaları sekanslarından çok tatmin olmuşlardı.
Dünya prömiyeri Venedik Beynelmilel Film Festivalinde gerçekleştikten sonra Toronto, Camden, Zurich, Londra ve Chicago festivallerinde boy göstermiş olan sansasyonel belgesel Kanada ve ABD’de daha geçenlerde genel vizyona girdi. Filmin........
