menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Katalonya’da konut krizi sokağa taştı: Hedef genel grev

62 0
01.10.2026

23 Eylül sabahı Madrid’de, tekerlekli sandalye kullanan 87 yaşındaki Maricarmen Abascal 70 yıldır yaşadığı daireden polis eşliğinde, sedyeyle çıkarıldı. Daireyi 2020’de satın alan bir gayrimenkul yatırım şirketi, eski kira rejiminden kalan 500 avroluk kirayı önce 1.650, ardından 2.650 avroya çıkarmak istiyordu. Abascal’ın o dönem emekli maaşı ise 1.450 avroydu.[1] Birleşmiş Milletler’in tahliyeyi durdurma çağrısı da sonuç vermemişti.[2]

Görüntüler saatler içinde bütün ülkeye yayıldı. Madrid Kiracılar Sendikası (Sindicato de Inquilinas e Inquilinos de Madrid) aynı akşam kentin merkezindeki Puerta del Sol meydanında kamp kurdu, hafta sonu 40’a yakın kentte gösteri düzenlendi.[3] Pedro Sánchez hükümeti bir hafta dayanabildi. 29 Eylül Salı günü tahliyeleri askıya alan bir acil kararname çıkardı. Kararname yürürlükte ama Kongre’nin onayından geçmesi gerekiyor. Oylama 2 Ekim Cuma günü. Hükümetin çoğunluğu yok, sonuç Katalan milliyetçisi Junts ile Podemos’un oylarına bağlı.[4]

Barselona’da ise öfke daha eskiye dayanıyor. Kentin hemen yanındaki L’Hospitalet’te nisanda tahliye edilen bir kadın 7 Eylül’de yaşamına son vermişti. Kararnamenin ertesi günü aynı ilçeden ikinci bir ölüm haberi geldi. Oradaki sendikalar için asıl mesele de başka yerde. Yasalar zaten var, uygulanmıyor. Kararname geçse de geçmese de hareket genel greve doğru yürümek istiyor. Barselona’da bir mahalle konut sendikasında örgütlü olan Zeynep ile kararnamenin çıktığı akşam konuştuk. “Bugün yasanın yarısı geçti, yarısı kaldı” diyor Zeynep. “Bizim politik olarak söylediğimiz şu, bu yetmez, devam.”

Maricarmen’den kararnameye

Abascal’ın davası yıllardır sürüyordu. Yargıtay bu yılın başında anne babasından devraldığı kira sözleşmesinin yenilenemeyeceğine hükmetmiş, tahliye üç kez ertelenmişti.[5] Bu kez tahliye gerçekleşince Sánchez olayı “toplumsal trajedi” olarak niteledi. Madrid ve Katalonya kiracı sendikaları ise beklemedi. Hükümete beş maddelik bir “Maricarmen Kararnamesi” taslağı sundu ve bunun kabul edilmemesi halinde “hükümetin devam etmesinin anlamı kalmayacağını” söyledi.[6]

Sokak baskısı önce Abascal için sonuç verdi. 28 Eylül'de avukatları ile şirket arasında Madrid Belediyesi’nin arabuluculuğuyla anlaşma sağlandı. Abascal hastaneden çıktığında, gelirinin yüzde 30’unu aşmayan bir kirayla sekiz yıllığına evine dönecek.[7] Ertesi gün de kararname geldi.

Barselona’da ise durum daha ağırdı. Kentin hemen güneyindeki L’Hospitalet’te hareket, Abascal’ın tahliyesinden iki hafta önce bir ölümle sarsılmıştı. 54 yaşındaki Olga Matute yirmi yılı aşkın süredir aynı evde yaşıyordu. Boşanma ve işsizlik sonrası ipoteğini ödeyemeyince evi bankaya devretmiş, sosyal kiracı olarak evde kalmıştı. Ev daha sonra Banco Sabadell ile ABD’li yatırım fonu Cerberus'un ortak şirketine geçmişti. Şirket sosyal kira sözleşmesini yenilemedi ve tahliye davası açtı. Matute’yi koruyan tek şey COVID-19 döneminden kalan tahliye moratoryumuydu. Kongre bu moratoryumu şubat ayında sağcı PP, Junts ve aşırı sağcı Vox oylarıyla kaldırdı.[8] Matute 15 Nisan’da evinden çıkarıldı, 7 Eylül’de ise yaşamına son verdi. İki yıl önce Katalonya Parlamentosu’nda konuşmuş, “temel ihtiyaçlarını karşılayamadığın bir noktaya geliyorsun, kendini soyutluyorsun ve yalnızca intiharı düşünüyorsun” demişti.[9]

Kararnamenin çıkmasından bir gün sonra, 30 Eylül’de L’Hospitalet’ten ikinci haber geldi. La Florida mahallesinde 60 yaşındaki ayakkabı tamircisi Javier, zaman zaman içinde yattığı dükkânında ölü bulundu. Mülk sahibi şirket dükkânı 5 Ekim’e kadar boşaltmasını istemişti. Geride tahliyeyi kaldıramadığı için yaşamına son verdiğini yazan bir not bıraktı.[10]

Zeynep bu ölümleri sosyal hizmetlerin çöküşüyle açıklıyor. “Günün sonunda birisi sokakta kaldığında onunla biz uğraşıyoruz. Sosyal hizmetler çökmüş durumda, oradan bir sonuç gelmiyor. Kurumsal yolların önü iyice kapandı.”

Kararnamede ne var, ne yok

Hükümetin çıkardığı kararname sendikaların taleplerinin bir bölümünü karşılıyor. Gidecek yeri olmayan kiracıların büyük mülk sahipleri ve yatırım fonlarınca tahliyesi 2030 sonuna kadar askıya alınıyor. Ev sahibinin “geçici” ya da “mevsimlik” diye kısa sözleşme yapabilmesi için gerçek bir gerekçe göstermesi gerekiyor, gösteremezse sözleşme olağan kira sözleşmesi sayılıyor. Bir evi oda oda kiraya verenler, odaların toplamından evin tamamının kirasından fazlasını alamıyor. Sözleşmesi yakında biten kiracılar iki yıl uzatma isteyebiliyor.[11]

Sendikaların “en yapısal talep” dediği süresiz sözleşme ise bu metnin dışında kaldı. Koalisyon ortakları PSOE ile Sumar son dakikaya kadar pazarlık etti ve bu madde ayrı bir kararnameye alındı. İkinci metne göre ev sahibi, evi kendisi ya da ailesi için kullanmayacaksa sözleşmeyi yenilemek zorunda. Kiracı sendikaları bu bölünmeyi “parça parça koparma taktiği” olarak nitelendirdi. Sendikalara göre Sánchez ikinci kararnameyi Kongre’de düşürülsün diye ayırmıştı. Yine de partilere her iki metni onaylama çağrısı yaptılar.[12]

Zeynep’e göre........

© Bianet