menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tanrı misafiri

37 20
10.02.2026

Tanrı Misafiri, Reşat Nuri Güntekin’in uzun öykülerinden biridir. Ünlü yazarın çok sevdiğim bu öykülerini elimdeki kitaplardan fırsat bulup yeniden okuyabilsem keşke.

Adı üzerinde duracağım bu öykünün. İki sözcüklü bu tamlamaya öz Türkçeciler de, öz Türkçe karşıtları da dikkat etmeli. “Tanrı konuğu” dememiş yazar, dese olur muydu? Bence olmazdı. Sizce de olmazdı sanırım? “Allah misafiri” deseydi olur muydu? Hayır, gene olmazdı. Üstelik her iki sözcük (Allah, misafir) aynı dilden, Arapça oldukları halde birbirine yakışmıyor. Oysa tamlamalarda genellikle farklı dilden sözcükler birbirine uygun düşmez. Görüyorsunuz, dil dediğimiz dizge çok katı genellemelerden, sımsıkı kurallardan pek hoşlanmıyor. Demek ki dilimizde bu sözcükler (Tanrı, Allah) birlikte yaşayacaklar, hangi durumda hangisi yakışıyorsa onu kullanacağız.

“Tanrı” sözcüğü bize Göktürk Yazıtları’ndan bir armağandır, yaşatmak boynumuzun borcudur. “Allah yerine Tanrı demeyin” diyen eski diyanet işleri başkanına çok kızmıştım. Beyefendi “günaydın” sözcüğüne de karşıydı, kimi feministlerin “bayan” sözcüğüne düşman kesilmeleri gibi. Diyanet’in fetvasıyla askerlerin yemek duasındaki “Tanrı” sözcüğünün yerini Allah sözcüğü almış. Diyanet İşleri Başkanı merak edip Türkçenin ilk yazılı belgelerini okumadı mı acaba? Aynı sorum Genel Kurmay yetkililerine de… Orhon Yazıtları’nın Kuzey Yüzü’nde Bilge Kağan; “Tenri’de bolmuş Türük Bilge........

© Aydınlık