menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gülsen Tuncer’in ‘Bütün Dünya’sı

66 0
23.09.2026

Yaşı biraz ilerlemiş olanların birçoğunun geçmiş yaşam kurgusunda Bütün Dünya dergisinin büyük bir önemi vardır. Osman Nebioğlu’nun sahibi olduğu Nebioğlu Yayınevi tarafından 1948’den 1978 yılına kadar 30 yıl süreyle aralıksız yayımlanan dergi, ünlü Reader’s Digest’ın bir benzeridir. 1998’de Başkent Üniversitesi tarafından Mete Akyol’un sorumluluğunda benzer içerikle tekrar yaşama geçirilerek günümüze taşınmıştı. Bütün Dünya, bizim gençliğimizde bir dergiden de öte, dünyaya açılan bir pencere gibiydi. Bütün dünyamız onun sunduğu kadardı. Bir solukta okunup tüketilmez, evimizin bir köşesinde adeta bir başvuru kaynağı niteliğinde her zaman saklanırdı.

Bu dergiye takılı kalmam, geçtiğimiz günlerde yitirdiğimiz Gülsen Tuncer’in bu dergiyle olan özel bağından dolayıdır. Kendisiyle yapılan bir söyleşide dergiye ilişkin görüşlerini açıklarken çocukluğundan beri Bütün Dünya’ya ilgi duyduğunu, ilk sayısından son sayısına kadar tüm sayılarına sahip olduğunu ve annesinden miras kaldığı için gözü gibi baktığını söylüyor. Demek ki bizim kuşak bu dergiye yabancı değil. Okumaya beş yaşında başlamış olmasının da bir nedeni var: “Henüz beş yaşındaydım, elimde gazeteyle otururken sormuşlar: ‘Ne yapıyorsun?’ diye. Ben de ‘Okuyorum’ demişim. İnanmamışlar tabii. ‘Oku’ demişler, okumuşum. Nasıl öğrendiğimi çözememişler. Bir büyü........

© Aydınlık