Eylül geldi, piyasa neden hâlâ sessiz?
Normal şartlarda yaz tatilinin bitmesi, okulların açılması ve insanların yeniden işlerine dönmesiyle Eylül ayında piyasada bir hareketlilik başlar. Fakat bu yıl sahada farklı bir tabloyla karşı karşıyayız.
Özellikle ticari gayrimenkulde ciddi bir sessizlik var. İş yerlerinde tahliyeler görüyoruz, işletmeler kapanıyor, boşalan dükkân ve ofislerin yeniden kiraya verilme süreleri uzuyor.
Satılık konutta ise alıcı var ama karar vermekte zorlanıyor.
Çünkü herkesin kafasında aynı soru:
"Şimdi mi almalıyım, biraz daha mı beklemeliyim?"
Bir tarafta faiz, bir tarafta altın, bir tarafta döviz, diğer tarafta ekonomik belirsizlik…
İnsanlar "Önümüzdeki ay işler daha mı kötü olur, kış daha mı zor geçer, fiyatlar biraz daha düşer mi?" diye bekliyor.
Ama gayrimenkulde bazen en büyük kayıp, yanlış zamanda almak değil, doğru zamanda karar verememektir.
36 yıldır görmediğim kriz kalmadı
Gayrimenkulde görmediğim kriz, yaşamadığım durgunluk neredeyse kalmadı.
Piyasanın dibe vurduğunu düşündüğümüz dönemleri de gördüm, insanların "Artık buradan dönüş olmaz" dediği zamanları da…
Piyasa yeniden döndü.
Çünkü gayrimenkulde dengeler değişir. Dönemler değişir, yatırım araçları değişir, alıcının davranışı değişir.
Yaklaşık 10 yıllık dönemlere baktığımızda bile farklı yatırım eğilimlerinin öne çıktığını görüyoruz.
Bugün piyasa dibe vurmuş gibi görünebilir.
Ama her........
