Dünyanın boşa harcadığı enerji: Metan
Çünkü doğal gaza kesintisiz erişim, artık yalnız ekonominin ihtiyaç duyduğu enerji akışını sürdürmek anlamına gelmiyor; ülkelerin üretim kapasitesinden dış politikadaki hareket alanına kadar uzanan stratejik bir önem taşıyor.
Fakat bu büyük arayışın pek konuşulmayan bir tarafı var. Dünya bir yandan daha fazla doğal gaza ulaşmaya çalışırken, diğer yandan çıkardığı gazın bir bölümünü üretim ve taşıma süreçlerinde atmosfere salıyor. Yani yeni kaynaklar bulmak için büyük yatırımlar yapılırken, ekonomik değeri olan mevcut bir enerji kaynağının bir kısmı daha tüketiciye ulaşamadan kaybediliyor.
Bu kaybın merkezinde ise enerji tartışmalarında çoğu zaman iklim başlığı altında karşımıza çıkan bir gaz var: Metan. Oysa metanı yalnızca atmosfere salınan güçlü bir sera gazı olarak görmek, meselenin enerji tarafını gözden kaçırmak demek.
Çünkü metan, doğal gazın ana bileşeni. Petrol ve doğal gaz faaliyetleri sırasında atmosfere salınan veya sızan her miktar, çevresel etkisinin yanı sıra kullanılabilecek bir enerji kaynağının da kaybı anlamına geliyor. Başka bir ifadeyle burada yalnız atmosfere karışan bir gazdan değil, daha tüketiciye ulaşmadan ekonomik değerini yitiren bir enerji kaynağından söz ediyoruz.
Uluslararası Enerji Ajansı'nın 2026 Küresel Metan Takip Raporu, kaybın boyutunu gösteren dikkat çekici rakamlar içeriyor. IEA'nın tahminine göre 2025 yılında fosil yakıt faaliyetlerinden kaynaklanan metan emisyonu yaklaşık 124 milyon ton düzeyindeydi. Bunun 45 milyon tonu petrol, 43 milyon tonu kömür, 36 milyon tonu ise doğal gaz faaliyetlerinden........
