menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu gençlere ne oluyor?

15 0
25.10.2026

Gençler umudunu kaybederken biz neyi yönetiyoruz? Bir ülkenin geleceğini yalnızca ekonomik büyüme rakamlarıyla, yapılan yollarla veya açılan binalarla ölçemezsiniz. O ülkenin gençlerinin hayata ne kadar umutla baktığına, kendilerini ne kadar güvende hissettiğine ve yarınlarına inanıp inanmadığına da bakmak zorundasınız.

Türkiye’de son yıllarda yaşanan intihar vakaları, bu açıdan hepimizin önünde duran ciddi bir toplumsal meseledir. TÜİK verilerine göre 2024’te 4.509 olan intihar sonucu ölüm sayısı, 2025’te 4.599’a yükseldi. Başka bir ifadeyle, 2025 yılında her gün ortalama 12’den fazla insanımızı intihar nedeniyle kaybettik.

Bu rakamlar yalnızca istatistik değildir. Her sayının ardında bir insan, bir aile, yarım kalan hayaller ve geride kalanların ömür boyu taşıyacağı bir acı vardır.

Ancak burada önemli bir ayrım yapmalıyız: İntihar vakalarının artması, bütün gençlerin umutsuz olduğu veya her olayın ekonomik sorunlardan kaynaklandığı anlamına gelmez. Her vaka kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Yine de bu tabloyu görmezden gelmek, sorumluluklarımızı ortadan kaldırmaz.

Peki, gençlerimizi bu kadar zorlayan ne? İşsizlik mi? Geçim sıkıntısı mı? Aile içindeki sorunlar mı? Yalnızlık mı? Ruh sağlığı hizmetlerine erişimde yaşanan güçlükler mi? Gelecek kaygısı mı?

Bunların her biri araştırılması gereken başlıklardır. Asıl mesele, gençlerin yaşadığı sorunları kriz noktasına gelmeden fark edebilmek ve ihtiyaç duydukları desteği zamanında sağlayabilmektir.

Üç milyona yakın adayın bize anlattığı gerçek Bugün önümüzde çok çarpıcı bir veri daha var. 25 Ekim 2026’da yapılan KPSS Ortaöğretim sınavına 2 milyon 985 bin 438 aday başvurdu. Yaklaşık üç milyon insan, kamu kurumlarında görev alabilmek için sınava girdi.

Elbette........

© Amida Haber