Mustafa Kemal ve Time Dergisi fotoğrafları
24 Mart 1923 tarihinde Time dergisinin yayımladığı kapak fotoğrafı, Halide Edip Adıvar ile Mustafa Kemal Atatürk’ün 17 Ocak 1923’teki İzmit ziyareti sırasında gerçekleştirdikleri sohbet esnasında çekilmişti. Bu kare, dergi kapağında yer alarak dönemin ruhunu yansıtan önemli bir belge niteliği kazandı.
O dönemde, Kurtuluş Savaşı sonrasında Lozan Barış Antlaşması görüşmeleri devam etmekteydi. Kapağın ana teması ise Millî Mücadele’nin başarısı ve yeni bir devletin doğuşunun güçlü işaretleriydi.
TIME dergisi, Mustafa Kemal Atatürk için şu çarpıcı ifadeleri kullanmıştı:
“Mustafa Kemal Paşa; ‘Türk nerede kendisinin efendisidir?’ deyimine, her zamanki ‘cehennemde’ yanıtının yerine, ‘Türkiye’de’ yanıtını vererek bu sözün aksini ispat etti. O hiç şüphesiz modern tarihin en büyük isimlerinden biridir. Ve şimdi Türkiye’nin kazandıklarına sahip çıkmaya azimli olarak Batı’nın gizli güçlerine karşı duruyor.”
Kurtuluş Savaşı’ndan iki yıl sonra Dumlupınar’a giden Atatürk, 30 Ağustos’ta şehit olan askerlerinin bulunduğu alanı hüzünle seyrederken, Esat Nedim Tengizman deklanşöre basarak bu anı ölümsüzleştirmiştir. Bu fotoğraf, Atatürk’ün en sevdiği karelerden biri olmuştur.
Bu etkileyici görüntü, 21 Şubat 1927 tarihinde TIME dergisine ikinci kez kapak olmuştur. Bu kez kapağın odağında, kurulan devletin kurumlarıyla gerçekleştirdiği modernleşme süreci ve devrimlerin başarısı yer almaktaydı.
Dergi, Atatürk’ü bir kez daha modern tarihin en büyük liderlerinden biri olarak tanımlamış; Türkiye’nin modernleşme süreci ve dış politikadaki etkisini vurgulayarak onu yeniden kapağa taşımıştır. 1927 sayısında öne çıkan başlıklar ise şu şekildeydi:
Batılılaşma Hamlesi: Doğu’nun geleneksel yapısından uzaklaşıp Batı’nın modern değerlerine yönelen bir Türkiye portresi çizildi.
Liderlik Vizyonu: Atatürk, yalnızca askeri bir deha değil, aynı zamanda toplumunu dönüştüren reformist bir devlet adamı olarak tanımlandı.
Hukuk Devrimi: Medeni Kanun’un kabulü ve hukuk sistemindeki köklü değişiklikler, “çağ atlatıcı hamleler” olarak değerlendirildi.
Bu sırada henüz toplumsal hayatın modernleşme sürecinde önemli dönüşümler sağlayan Harf Devrimi yapılmamış, Millet Mektepleri açılmamış, Türk Tarih/Dil Kurumlarının kurulmamış, Soyadı Kanunu ve kadınlara seçme/seçilme hakkının (v.b.) verilmemişti.
Bu olay; bir liderin kısa aralıklarla Time dergisine iki kez kapak olması, o dönemde dünya siyasetinde yön belirleyen nadir ve dikkat çekici gelişmelerden biri olarak tarihe geçti şeklinde belirtilmişse de, aynı zamanda dönemin sömürgeci güçlerinin, Türkiye Cumhuriyeti’ni ve Türk halkını; devlet, ulus ve millet kimliğiyle, özgür ve çağdaş bir yapı içerisinde kabul ettiğinin de önemli bir göstergesi olarak değerlendirilmelidir.
