Savaşta kadınların yaşadıkları
8 Mart “ Emekçi Kadınlar Günü “ konusunda çok şeyler yazıldı. Kadınların çalışma yaşamında erkeklerin gerisinde kalması ve zorbalığa uğraması çokça yazıldı ama, içinde yaşadığımız şu savaş ortamında kadınların savaşlarda yaşadıkları üzerinde de durmak gerekir.
Savaşa genelde erkekler karar verir ama, kadınlar ve çocuklar, bütün savaşların en zor durumdaki mağdurları olurlar. Dünya üzerinde kadınların yaşadıkları savaş acıları gerçekten de korkunçtur.
Savaş zamanında düşman ülkenin kadınlarına tecavüz edilmesi, çok sık gerçekleşen bir eylemdir. İstanbul Üniversitesi Kadın Araştırmaları Dergisinde yayımlanan bir yazıya göre; kadın bedeni vatan olarak algılanmakta ve elde edilen bir parça toprağı temsil etmektedir erkek egemen bakış açısında.
Hansen’in çalışmasına göre Bosna savaşında Sırp kuvvetlerinin, tecavüzü bir silah olarak sistematik biçimde kullanmaları, ayrıca kadını, düşmandan çocuk sahibi olmaya zorlamaları ve kadının tecavüze uğradığı yere dönmeyeceği düşüncesiyle hareket etmeleri, tecavüzün Bosna’da bir soykırım yöntemi olarak kullanılmasına neden olmuştur. Bu yüzden pek çok Bosna’ lı kadın bu çocuklara annelik yapmayı reddetmiş ve çoğu çocuk, başkaları tarafından evlat edinilmiştir.
Bir başka örnekte ise, on binlerce Güney Sudan’ lı kadına, Jan7jaweedler( Arap kökenli silahlı milisler ) tarafından tecavüz edilerek, bu kadınların ülkeyi terk etmeleri sağlanmıştır.
Keza “ Akdeniz İnsan Hakları Ağı” nın hazırladığı rapora göre, Suriye iç savaşında da yine en çok zararı kadın ve çocukların gördüğü, cinsiyete dayalı şiddetin bir savaş silahı olarak kullanıldığı yönünde haber, anlatım ve raporlar bulunmaktadır. Bu raporda; aralarında Şam’ın da bulunduğu 7 şehirde tecavüz vakalarının belgelendiği, tecavüzlerin hükümet karşıtı gösteriler esnasında, güvenlik noktalarında veya gözaltı yapılan yerlerde gerçekleştiğine yer verilmiştir. Bu tecavüzlerde kadın bedeni, gözaltında ya da askeri operasyonlar esnasında muhalif grupları baskı altına almak,
gözdağı vermek ve küçük düşürmek için bir savaş silahı olarak kullanılmıştır.
Yine bir başka örnek de ; Nijerya’da yaşanmış, “ Boko Haram” tarafından kaçırılan kız çocukları, zorla evlendirilmiş ve istismar edilmiştir.
Ruanda Soykırımı sırasında yüzbinlerce kadın, cinsel şiddete uğramış, bir çok çocuk ailesiz kalmıştır.
Nanjing Katliamı sırasında da, binlerce kadın tecavüze uğramış, çocuklar ve siviller sistematik biçimde öldürülmüştür.
Kurtuluş savaşında; işgal güçlerinin Anadolu’da halka, kadınlara ve çocuklara yaptıkları mezalime son verilmiş de olsa, yapılanlar unutulmuyor tabii! Tarih sayfalarında unutulmamak üzere yerini alıyor.
Kadınların ve çocukların savaşlarda yaşadıkları dehşeti düşününce;
Cinsel şiddet ve tecavüzün “ savaş aracı” olarak kadınlara ve tabii çocuklara yönelik kullanıldığı bir dünyaya “ uygar” demek, insanın içinden gelmiyor!
