Bilim İletişimi Değişmeli!
Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Fen Güzel Sanatlar ve Tasarım Hemşirelik Hukuk İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İnsan ve Toplum Bilimleri İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tarih Tıp Turizm Veteriner Ziraat
Güzel Sanatlar ve Tasarım
İktisadi ve İdari Bilimler
İnsan ve Toplum Bilimleri
Fikri görünür kılan kalem; kalemi anlamlı kılan istikrardır.
Bilim İletişimi Değişmeli!
Bilim paradoksal bir durumla karşı karşıya.
Veri üretme kapasitemizdeki üstel artış, bilgiyi değerlendirme ve doğrulama kapasitemizi aşmış durumda.
Sorun artık yalnızca bilimsel literatürün büyümesi değildir. Asıl sorun, yayın üretme hızı ile bilimsel iddiaları sınama hızı arasındaki makasın giderek açılmasıdır.
Düşük nitelikli ve yapay zekâ tarafından üretilmiş yayınların hızlı artışı açıkça bir sorun olarak tanımlanıyor artık.
Bu tablo yalnızca okunacak daha fazla makale olduğu anlamına gelmiyor. Bilimsel sinyal ile yayın gürültüsü arasındaki oranın, insan bilişinin işleyebileceği sınırın altına düşmesi anlamına geliyor.
Artık gürültü o kadar fazla ki bilimin çıkardığı sesi duyamıyoruz!
Artık gürültü o kadar fazla ki bilimin çıkardığı sesi duyamıyoruz!
Geleneksel hakemlik sistemi insan emeğine dayanır ve sınırsız biçimde ölçeklenemez. Smith’in 2006’da hakemliği tutarsızlık, yanlılık ve şans unsurlarından etkilenen kusurlu bir süreç olarak değerlendirmesi, bugün daha ciddi bir anlam kazanmıştır. Çünkü hakem artık yalnızca araştırma desenini, kuramsal çerçeveyi ve istatistiksel analizi incelemiyor. Uydurulmuş kaynakları, görüntü manipülasyonlarını, otomatik üretilmiş anlamsız metinleri ve “tortured phrases” olarak adlandırılan bozulmuş bilimsel ifadeleri de ayıklamak zorunda kalıyor. Springer Nature’ın 2025’te bu tür ifadeleri başvuru aşamasında saptamak için özel bir araç kullanmaya başlaması, sorunun varsayımsal olmadığını gösteriyor.
Üstelik yapay zekâ yalnızca makale üretiminde değil, hakemlik sürecinde de yer almaya başladı. 2026’da yayımlanan ve sonuçları ihtiyatla değerlendirilmesi gereken bir saptama çalışması, 2025 yılındaki ICLR hakem raporlarının yaklaşık yüzde 20’sini, Nature Communications raporlarının ise yaklaşık yüzde 12’sini güçlü yapay zekâ üretimi özellikleri gösteren metinler olarak sınıflandırdı. Bu oranlar kesin bir kullanım ölçümü değildir. Yine de bilimsel değerlendirme zincirinin her iki ucunun da otomatik metin üretimiyle karşı karşıya olduğunu gösteren önemli bir işarettir.
Böyle bir ortamda bir araştırmacının kendi alanındaki bütün gelişmeleri izlemesi imkânsız hale gelmiştir. Bu durum bilimin birikimli doğasını tehdit ediyor. Araştırmacı önceki çalışmaları, negatif sonuçları, tekrar deneylerini ve kullanılan veri setlerini göremiyorsa bilimin daha önce geçtiği yolları yeniden yürümek zorunda kalır. Aynı sorular farklı başlıklarla tekrar sorulur. Aynı veri setleri küçük değişikliklerle yeniden analiz edilir. Birbirinden habersiz yayın kümeleri oluşur.
Sonuçta, yayın sayısı artarken bilgi aynı hızda büyümez.
Bu krizin teknolojik taşıyıcılarından biri, bilimsel iletişimin temel birimi haline gelmiş olan PDF belgesidir. PDF esas olarak basılı sayfanın dijital taklididir. İnsanların okuması ve aynı sayfa düzenini görmesi için tasarlanmıştır. Ancak bilimsel iddiaların veri, yöntem, kod ve kanıt bağlantılarıyla birlikte makineler tarafından güvenilir biçimde işlenmesi için yeterli değildir.
Bir yapay zekâ sistemi PDF içindeki bir tabloyu okuyabilir. Fakat tablodaki değerin hangi veri dönüşümünden sonra elde edildiğini, analiz kodunun hangi sürümle çalıştırıldığını, dışlanan gözlemlerin sonucu nasıl etkilediğini ve makalenin temel iddiasının hangi koşullarda geçerli olduğunu her zaman güvenilir biçimde belirleyemez. Çünkü bunların önemli bir bölümü metnin farklı yerlerine dağılmıştır. Bazıları ise hiç yazılmamıştır.
Mons ve arkadaşlarının 2011’de kullandığı “ek dosya mezarlıkları” nitelemesi bugün daha da anlamlıdır. Veriler, kodlar ve protokoller makalenin metninden kopuk biçimde farklı depolarda tutuluyor. Bağlantılar bozuluyor. Dosya biçimleri eskiyor. Hangi veri........
