menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Quo Vadis*, Birinci Basamak?”

26 0
11.03.2026

Köşe Yazıları Diş Hekimliği Eczacılık Edebiyat Eğitim Güzel Sanatlar ve Tasarım Fen Hemşirelik İktisadi ve İdari Bilimler İlahiyat İletişim İşletme Mimarlık Mühendislik Orman Sağlık Bilimleri Siyasal Bilgiler Spor Bilimleri Tıp Veteriner Ziraat

Güzel Sanatlar ve Tasarım

İktisadi ve İdari Bilimler

"HAYATI: doğal bir OKUyuşla; PAYLAŞmak"

Quo Vadis*, Birinci Basamak?”

ASM’de hekimden memnun olan vatandaşın sesi çoğu zaman duyulmaz. Çünkü memnuniyet sessizdir. İşini yapan, hastasını dinleyen, tedavisini düzenleyen, endikasyonu olmayan ilacı yazmayan ve mevzuata aykırı rapor vermeyen hekim gündelik hayatın doğal akışı içinde fark edilmeden görevini sürdürür. Memnuniyet fısıltıdır, memnuniyetsizlik megafon. Buna karşılık, talep edilen ilaç yazılmadığında ya da tıbben uygun olmayan bir rapor verilmediğinde memnuniyetsizlik hızla görünür hâle gelir. Ses yükselir, şikâyet artar, sorumluluk çoğu zaman doğrudan hekime yönelir. Özellikle toplumun reçete yazmaya, istirahat rapor vermeye indirgediği birinci basamak sağlık hizmetinde memnuniyet yanıltıcı bir ölçüdür. Çünkü memnuniyet çoğu zaman hastanın istediğini almasıyla karıştırılır. İstenen ilaç yazıldığında, özel hekimin reçetesi temize çekildiğinde, endikasyonu tartışmalı istirahat raporu verildiğinde, “hocam bir şey olmaz” denilen talepler karşılandığında memnuniyet artar. Asla tıbben doğru olan bu değildir. Birinci basamak sağlık hizmeti; sürekli sağlık müdürlüğü denetimleri, artan bürokratik yükler, kayıt sorumlulukları ve beklenti yönetimi arasında yürütülmeye çalışılmaktadır. Hekim, tıbbi gereklilik ile toplumsal beklenti arasında ince bir çizgide hizmet vermektedir. ASM’ de hedef memnuniyet değil; doğru tıp, güven ve süreklilik olmalıdır. Böyle bir tabloda soru giderek daha yüksek sesle soruluyor:Quo vadis, birinci basamak? *Birinci basamak sağlık hizmeti nereye gidiyor?

ASM’de hekimden memnun olan vatandaşın sesi çoğu zaman duyulmaz. Çünkü memnuniyet sessizdir. İşini yapan, hastasını dinleyen, tedavisini düzenleyen, endikasyonu olmayan ilacı yazmayan ve mevzuata aykırı rapor vermeyen hekim gündelik hayatın doğal akışı içinde fark edilmeden görevini sürdürür.

Memnuniyet fısıltıdır, memnuniyetsizlik megafon.

Buna karşılık, talep edilen ilaç yazılmadığında ya da tıbben uygun olmayan bir rapor verilmediğinde memnuniyetsizlik hızla görünür hâle gelir. Ses yükselir, şikâyet artar, sorumluluk çoğu zaman doğrudan hekime yönelir.

Özellikle toplumun reçete yazmaya, istirahat rapor vermeye indirgediği birinci basamak sağlık hizmetinde memnuniyet yanıltıcı bir ölçüdür. Çünkü memnuniyet çoğu zaman hastanın istediğini almasıyla karıştırılır. İstenen ilaç yazıldığında, özel hekimin reçetesi temize çekildiğinde, endikasyonu tartışmalı istirahat raporu verildiğinde, “hocam bir şey olmaz” denilen talepler karşılandığında memnuniyet artar. Asla tıbben doğru olan bu değildir.

Birinci basamak sağlık hizmeti; sürekli sağlık müdürlüğü denetimleri, artan bürokratik yükler, kayıt sorumlulukları ve beklenti yönetimi arasında yürütülmeye çalışılmaktadır. Hekim, tıbbi gereklilik ile toplumsal beklenti arasında ince bir çizgide hizmet vermektedir. ASM’ de hedef memnuniyet değil; doğru tıp, güven ve süreklilik........

© Akademik Akıl