menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Suriye’yi konuşurken aslında Türkiye’yi konuşuyoruz

16 0
05.02.2026

Suriye’de, ağırlığını ülkedeki Kürt grupların oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri (SDG) ile Şam Geçici Hükümeti arasında haftalar süren çatışmalardan sonra anlaşma sağlandı. Şam güçleri SDG’nin elinde tuttuğu bazı kritik kentlere (Haseke ve Kamışlı) girdiler. SDG şu aşamada bazı birliklerini merkezi hükümet çatısı altında da olsa koruyor.

Şimdilik tüm taraflar anlaşmadan memnun görünüyor. Daha doğrusu Kürt güçleri isteksizce de olsa böyle bir anlaşmaya varmak durumunda kaldı. Çünkü karşılarında bir anda Türkiye, ABD, İsrail ve Şam Geçici Hükümeti’ni buldular.

Böylece çatışmalar sürerken bilhassa Hükümet tarafından DEM Parti’ye yönelik yeniden dolaşıma sokulan karalayıcı dil de son buldu ve içinde bulunduğumuz (iktidarın “Terörsüz Türkiye” diye adlandırdığı, benimse “İmralı Süreci” demeyi uygun bulduğum) gidişatı başlatan MHP lideri Bahçeli yeniden dikkat çekici bir açıklama yaptı.

Şöyle dedi Bahçeli: “Anadolu huzura, (Abdullah) Öcalan umuda, Ahmetler (Özer ve Türk) makama, (Selahattin) Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.”

Zamanlamayı gözden kaçırmak imkânsız. Zira SDG ile Şam Geçici Hükümeti arasında çatışmalar sürerken Türkiye’de “süreç” adeta sessizliğe bürünmüş, hiçbir somut gelişme olmamış, sadece DEM Parti’den uyarılar gelmişti.

Tüm bu haftalar boyunca Öcalan’ın da herhangi bir açıklamasına rastlayamadık. Oysa çatışmalar daha yeni şiddetlenmişken DEM Parti İmralı heyeti Öcalan ile görüşmüş, döndüklerinde kısa sürede bir açıklama yapacaklarını........

© Agos