İkinci işim
Bazen, bir delikanlı olarak ilk birkaç işimin ayağıma gelmiş olması bana kendimi şanslı hissettiriyor. Sanki ben onları aramamışım da onlar beni bulmuş gibi. Kuru temizleme teslimatçısı olarak çalıştığım gece işi gibi ikinci işim de bana teklif edildi. Başta hiç istememiştim. Okulumuzun karşısındaki binanın zemin katında Big Boy's adında bir restoran... Üzerinde XEROX yazan kocaman bir tabela vardı. En iyi arkadaşım Hampar ve ben bazı öğle aralarımızı orada geçirirdik.
Bir gün, ikinci dönemin sonlarına doğru, restoran sahibi yanıma gelip yaz için planlarımın ne olduğunu sordu. Hiçbir planım olmadığını söyleyince "Burada çalışmak ister misin? Bulaşıkçı olarak başlarsın, sonrasına bakarız" dedi. Cevabımı beklemeden, "Düşün ve bana haber ver" diye ekledi. Karar vermek için zaman tanıması güzeldi. Ve heyecanlıydım da çünkü sonunda her işverenin istediği “gerçek Kanada deneyimi”ni yaşayacaktım. Bir gün sonra, restoran sahibine, Ernie Rufas'a işi kabul ettiğimi söyledim.
Çalışmaya başlayınca restoranın aslında ne kadar büyük olduğunu fark ettim. Önceden sadece müdavimi olduğumuz masanın bulunduğu kısmı görmüştüm. Orası aileler için ayrılmış bir bölüm olarak kabul ediliyordu. Daha önce hiç gitmediğim bar kısmı ise oldukça genişti. İşe başladığım sabah, Ernie beni arka tarafa, kahve servisi yapılan alana götürdü ve yerleri silmemi söyledi. Her sabah düzenli olarak silecektim yerleri çünkü Xerox çalışanları her gün orada öğle yemeği yiyordu. Bulaşıkçı olarak işe alınmıştım, yerleri........
